Blog Widget by LinkWithin

Cilt lekelerine dikkat!...

Bayanlar Dikkat, Topuk 3 cm'yi geçmemeli

Bayanlar Dikkat, Topuk 3 cm'yi geçmemeliBayanlar Dikkat! Ayakkabı tercihi ayak sağlığı için çok önemlidir.

Vücudumuzun yerle temas eden son noktası, bütün ağırlığımızı taşıyan ayak için rahat ve güvenli ayakkabı seçimi gerekmektedir.

Numarasından topuğuna, burun darlığından genişliğine kadar ayakkabı alırken her ayrıntıya dikkat etmeniz gerekir.

Sağlık açısından ayakkabı seçiminde en dikkat edilmesi gereken nokta ayakkabının numarasıdır. Kesinlikle küçük ayakkabı giyilmemelidir. Dar ayakkabı illa ayakta bir soruna sebep olur. Tamamen topuksuz ayakkabı da önerilmez.

Kadınlarda önerdiğimiz ayakkabı, yaklaşık 3 cm yüksekliğinde rahat topuklu ayakkabılardır. Sivri burunlu ayakkabılar, kadınlar tarafından çok tercih ediliyor; ama ayak sağlığı için bunu önermiyoruz. Tarak kemiği ve ayak başparmağı için deformasyon oluşturma ihtimaline karşı geniş burunlu, ayağı rahat ettiren ayakkabıları tercih etmek gerekir. Bayanlar için ayakkabıda aradığımız kriterler, yaklaşık 3 cm topuklu olması, burun kısmının yani tarak kemiklerinin oturduğu bölümün geniş olması ve ayak için numarasının tam, hatta belki yarım numara büyük olmasıdır. Bayanlar hep ayaklarını küçük göstermek isterler, 37 giyen bile 36 numara ayakkabı alır; ama ayak sağlığı açısından bu çok uygun değildir.

Dar ayakkabı giymek; ayak baş parmağında kemik deformasyonu, nasır, mantar gibi sorunlara yol açabilir. Özellikle şeker hastalarında çok ciddi problemler oluşturabilir. Çünkü şeker hastalarında ayakla ilgili ekstra problemler vardır. Şeker hastaları genel vücut bölümlerinde ağrıyı daha az hissederler. Bu yüzden ayakkabının ayağı rahatsız ettiğini daha geç anlarlar. Ayakta yara açılabilir, kangren olabilir, yaralar da geç iyileştiği için bu vakalarda yanlış ayakkabı seçimine bağlı olarak büyük problemler yaşanabilir. Bu tür rahatsızlıkları önlemek için şeker hastaları kendileri için özel üretilmiş yumuşak derili, içi özel kaplamalı ayakkabıları tercih etmelidir.

Çocukların ayakkabıları da bir numara büyük olmalı. Ayağı küçültemezsiniz. Yanlış ayakkabı seçimi ile sadece ayağın yapısını bozarsınız. Düz tabanlı çocuklarda bile ayakkabı ile ayağın yapısını değiştiremezsiniz. Ayak, tüm vücut ağırlığını üzerinde taşır. Vücudun hassas bir noktasında bizim yerle temasımızı sağlayan son eklemimizde bu tür daraltma girişimleri muhakkak sorun çıkartır.

Oturarak çalışanlarda, uzun yolculuklarda ayakların şişmesi söz konusudur. Bu gibi durumlar, da ayakkabıların birkaç saat arayla çıkarılıp ayağın dinlendirilmesi gerekir. Akşam eve gidildiğinde de kan dolaşımının normal seviyeye dönmesini sağlamak için sırt üstü yatıp, ayağın kalp seviyesinin üstünde bir süre yüksekte dinlendirilmesi iyi olur.

[ ... ]

Pamuk gibi eller için...

Pamuk gibi eller için...Yumuşacık ve pürüzsüz ellere kavuşmanız için fazla para harcamanıza gerek yok. Evde kolayca uygulayabileceğiniz yöntemlerle, güzel ve bakımlı ellere sahip olabilirsiniz.


Gün boyunca ellerinizi ne çok kullandığınızı bir düşünün. Bu, onların kolayca yıpranmasına neden oluyor. Ellerinize, en az vücudunuzun diğer bölgelerine gösterdiğiniz hassasiyeti göstermelisiniz. Güzelliğinizi bakımlı ellerle tamamlamak istiyorsanız, işte yapmanız gerekenler...

İyice yıkayın

Ellerinizi yıkamak için yumuşak ve arındırıcı özelliğe sahip bir sabun satın alın. Ancak
ellerinizi çok sıcak suyla yıkamamaya dikkat edin. Böylece ellerinizin hızlı yaşlanmasını
ve tahriş olmasını engellemiş olursunuz. Ayrıca ellerinizi sert bir havluyla kurulamamaya da özen gösterin.

El maskesi yapın

Maskeyi uygulamaya başlamadan önce, ellerinizi bir süre ılık suda bekletin. Yumuşadıklarını hemen fark edeceksiniz. Ardından cilt tipinize uygun olarak seçtiğiniz maskeyi uygulayın. Bir süre bekledikten sonra elleri iyice yıkayın, işlem bittiğinde tüm kirlerin ve pürüzlerin arındığını göreceksiniz.

Kremlerden yardım alın

Ellerinize her yıkamadan sonra, henüz nemlilerken krem sürün. Böylece elinizde oluşabilecek kuruluğa karşı önlem almış olursunuz. Kış aylarında da yoğun olan kremleri tercih edin. Cildiniz gergin ve kuruysa, içerisinde gliserin bulunan kremler size yardımcı olabilir. Bilek bölgenizden başlayarak parmaklarınıza kadar, dairesel hareketlerle masaj yaparak kremi cildinize yedirin.

Ölü hücrelere veda!

Bir miktar peeling kremiyle ellerinizi ölü hücrelerden arındırın. Kremi uygularken cildinizin nemli olması şart. Özellikle kuru cilt yapısına sahipseniz, uygulamayı sınırlı sayıda yapmanızda fayda var; işlemi hafta 1-2 defa tekrarlamanız yeterli olacak. Peeling uygulaması sonrasında, ölü derinin yok olduğunu, yeni ve daha sağlıklı bir cildin ortaya çıktığını göreceksiniz. Üstelik peeling sayesinde güneş lekelerinden ve ellerinizde oluşan kırışıklıklardan da kurtulabilirsiniz.


[ ... ]

Nar çekirdeği yağı gençleştiriyor!

Nar çekirdeği yağı gençleştiriyor!Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt, nar çekirdeği yağının bilinmeyen yönlerini açıklıyor.

Gençlik iksiri’ olan nar çekirdeği yağı, fabrikasyon olmayan bir yolla yani damıtma yöntemi ile elde ediliyor. Nar çekirdeği yağının sağladığı güzellik, gerçek güzellik! Bu yağ sadece cilde ihtiyaç maddelerini takviye etmekle kalmıyor, yenileme özelliği de bulunuyor. Ancak bu etkinin olabilmesi için yağın, yüzde yüz doğal ortamda üretilmiş meyveden elde edilmesi ve soğuk sıkma yöntemiyle üretilmesi gerekiyor. Nar çekirdeği yağı kırışıklıkların giderilmesinde de eşsiz bir doğal reçete; hücrelerin yenilenmesine de yardımcı. herbalium.net sitesinde de bilgilerine ulaşabileceğiniz bu yağ, cilt dokusunun daha pırıltılı ve elastiki görünmesini sağlıyor. Cildin kaybettiği kolajeni ve cilde gerekli olan malzemeleri kazandırıyor.

Güzellik, kırmızı tanelerin çekirdeğinde gizli! 

Nar yağı, yaşlanmayı önleyici ve tersine çevirici özelliklerinden dolayı önemli bir doğal yağ haline geldi. Kadınlar arasında da popüler olmaya başladı. Orta yaşlar için yaşlanmayı önleyici özelliklere sahip yağ, genç ciltlerde de işe yarıyor. Onlara 
daha canlı ve parlak bir görünüm veriyor, çizgileri engelliyor.

2 aylık nar çekirdeği yağı kürü nasıl uygulanır?

Yorgun ve yaşlı bir görünümü ortadan kaldıran bu kürde, nar çekirdeği yağını bir pamuğa sıkarak cildinize uyguluyorsunuz. Sonra parmaklarınızla hafif hafif masaj yaparak gözaltı hariç, tüm yüze ve boyuna yediriyorsunuz.

30 yaşında olan ama hala 20'li yaşların başında gözüken Ebru Şallı’nın güzelliğini nar özlü kremler kullanmaya borçlu olduğunu her fırsatta söylediğini anımsayın!

Doğanın farkı!

Nar çekirdeği yağı, bakımsızlık, yaş ve hava etkilerinden dolayı bazı maddeleri kaybetmiş ve yıpranmış ciltler 
için “S.O.S çözüm" getiren bir doğal yağ. Birçok bitkisel yağın özünde şifa ve gençlik özellikleri saklı ama "nar çekirdeği yağı" gerçek anlamda adeta gençliğin gizli sırrını barındırıyor. Herbalium'un ürettiği yağ doğal östrojen içeriyor; cilt besleyici, sıkılaştırıcı etkisi ile gençlik kazandırıyor. Düzenli kullanımda cildin pürüzsüz bir hale gelmesine yardımcı oluyor. Yaşlılığı tersine çevirici özelliği ile güzelliğine düşkün kadınların çoğu onu tercih ediyor. 

[ ... ]

Şimdi mineral makyaj dönemi!

Şimdi mineral makyaj dönemi!Makyajda yeni trend “mineral makyaj”. Peki nedir bu mineral makyaj dedikleri? Avantajları nelerdir? Ürünleri satın alırken nelere dikkat etmeli? İşte cevapları...


Hayatın her alanında olduğu gibi doğal ürünler güzelliğin de vazgeçilmezi oldu artık.Son yılların gözde makyaj trendi de mineral makyaj ürünleriyle güzelleşmek. Bünyesinde sadece mineral ürünler barındıran markaların yanı sıra dünyaca ünlü kozmetik firmaları da artık mineral makyaj malzemelerine koleksiyonlarında yer açtılar.

Peki, nedir mineral makyaj? Cilde zarar vermeyen, gözenekleri tıkamayan, yağlanmaya neden olmayan, çoğunlukla toz formunda bulunan makyaj malzemeleri ile yapılmış makyaj... Mineral makyaj ürünleri de doğal ve zararsız olmaları dolayısıyla cilde zarar vermeden güzel görünmek isteyenlerin vazgeçemedikleri malzemeler olarak öne çıkıyor. Avantajlarının başında maksimum kapatıcılık özelliği ve uzun süre ciltte kalması geliyor. Toz fondötenlerle cildinizi pürüzsüzleştirirken, cildinizde yokmuş hissi yaşatıyor. Normal fondötenlere oranla ve yağlı ciltlerde kalıcılıkları daha fazla. Aynı kurallar allıklar, farlar için de geçerli.

Son kullanma tarihleri yok 

İçeriklerinde mika, titanyum dioksit, çinko oksit gibi en fazla 3-5 madde bulunuyor. Ürün yelpazesinde ise toz fondöten, allık, far, kapatıcı, doğal içerikli rujlar, göz kalemleri, likit doğal fondötenler var. Mineral makyaj malzemeleri parfüm, talk, alkol,
boya, mineral yağ ve koruyucular yani kimyasal maddeler ihtiva etmiyor. Bu nedenle alerji riskleri çok düşük. Mika mineralin toz formuna getirilmiş halinden oluşan mineral ürünler, içerikleri nedeniyle tepkimeye girmediklerinden bozulmuyor, dolayısıyla son kullanma tarihleri de bulunmuyor.,


Mineral makyaj yapmanın incelikleri

■ Mineral makyaj ürünleri çoğunlukla toz formda olur. Toz fondötenler ise mutlaka fırça 
ile uygulanmalıdır.

■ Uygulama: 
Bir miktar ürün kapağın içerisinde fırçaya yedirilir. Daha sonra dairesel hareketler ile cildin dışından içeriye doğru uygulanır. Asla fırçada yoğun ürün barındırılmaz, az miktarda fondöten yüze iyice yedirilmelidir.

■ Kullanılan fırçanın tercihen aynı markanın önerdiği fırçalar olması, ürünün performansı açısından önemlidir.

■ Her zaman az ürün ile yeterli miktarda kapatıcılık sağlanabilir. Mineral ürünler yoğun olduğu için fazla miktarda kullanılması 
mükemmel kapatıcılık yerine olumsuz bir görüntüye yol açacaktır.

■ Mineraller cildin yağı ile aktive olacağı için makyaj gün içerisinde daha güzel görünür. Cilt ile bir olup doğal ve ışıltılı bir görüntü sağlar.

■ Mineral makyaj ürünü satın alırken içeriklerine dikkat etmelisiniz. İçeriğinde kimyasal maddeler, talk, koku barındırmaması önemlidir.

■ Minerallerin yüksek kalitede ham maddeden elde edilmiş olması önemlidir. Ürünü iki parmak arasında ezerek yapısını hissedin. Ürünün yumuşaklığı ve dokusu ancak bu şekilde anlaşılabilir.



Avantajları- Doğaldır, gözenekleri tıkamaz.

- Uzun süre kalıcıdır.

- Cildi pürüzsüz gösterirler 
ve ciltte yokmuş hissi verirler.

- Alerjiye sebep olmazlar.

- Talk içermez. Talk gözenekleri tıkayıp cildin nefes almasını engeller.

- Güneşten koruyucu özellikleri vardır.

- Mineral içerikler tepkimeye girmedikleri için bozulmazlar. Bu nedenle son kullanma tarihleri yoktur.

- Tüm cilt tiplerine uyum sağlar.

Aklınızda bulunsun: Mineral ürün seçerken koruyucu paraben, doldrucu madde talk ve alkol içermemesine dikkat edin. 

[ ... ]

Gereksiz güzellik takıntıları..

Kadın ve erkeklerin gereksiz güzellik takıntıları...Güzel görünmek için yapmanız gereken tek şey takıntılarınızdan kurtulmak. Eğer bu takıntıların farkında olmadığını düşünenlerdenseniz haberimizi es geçmemenizi öneririz


Sürekli diyet, ayna karşısında geçirilen saatler, spor salonları, sadece sebze ve meyve ile dolu bir buzdolabı.... Artık sıkılmaya başladınız, normal bir yaşam biçimiyle kendinizi sevgilinize veya eşinize beğendirmek istiyorsunuz. Bunun için öncelikle takıntılarınızdan kurtulup, kendinizle barışık olmanız gerekiyor. İşte size kadın ve erkeklerin gereksiz takıntıları...

Kadınlar kendilerini nasıl görüyor?

Kadınların korkulu rüyası, geniş, yağlı, bol selülitli kalçalar. Kalçalarından öylesine korkup ona öylesine dikkat etmeye çalışıyorlar ki bu, zamanla bir takıntı haline bile gelebiliyor. Zamanla bu “Kalçaları çok büyük!” veya “Bu gidişle koca moca bulamam” gibi sabit fikirlere dönüşüyor. Oysa gerçekten de öyle mi? Erkekler gerçekten de sizi, sizin kendinizi gördüğünüz gibi mi görüyorlar? Yoksa durumu abartıyor olabilir misiniz? ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, hemen hemen bütün kadınlar vücutları konusunda yanlış değerlendirmeler yapıyorlar. Yani vücutları güzel bile olsa bir kusur mutlaka bulunuyor. Kadınlar, özellikle de popolarının çok büyük, geniş ve çok “yumuşak” olduğunu düşünüyor.

Erkekler kendilerini nasıl görüyor?

“Sabahtan akşama bodybuilding yapıyorum, ama yine de bizim hatuna yaranmak zor...” Bu cümleyi belki de erkeklerin %90’ı söylüyor. Peki sevgilinize veya eşinize yaranmak için, hiç onun fikrini sordunuz mu? Belki de o, yanında “Cep Herkülü” gibi şişirilmiş, hormonlu bir partner istemiyordur. Bunu hiç düşündünüz mü? Erkekler göbeklerine ise laf söyletmiyorlar. Göbekleri ne kadar yağlı ve deformasyona uğramış olsa da onlar göbeklerinin “küçük” olduğuna canı gönülden inanır, kadınların da bu göbeklerinden rahatsız olmadığını düşünürler. Oysa tam aksine, kadınlar göbekli erkeklerden aslında hiç de hoşlanmazlar.



Siz de aynaya her baktığında kendinden nefret edenlerdenseniz, aşağıdaki önerilerimize bir göz atın:

* Gözlerinizi kapayın 
ve aynadaki kişiyi unutun. Hiç kimse size, sizin kendinize baktığınız kadar dikkatle bakmıyor. Olayları abartmaya ve mutsuz olmaya gerek yok.

* Kendi kedinizi motive edin. Her yeni güne, özellikle de önemli 
bir gün sizi bekliyorsa, “Başaracağım. Harikayım. Kendime güveniyorum” gibi cümlelerle başlayın. Bu tür cümleler bilinçaltınızın en dip köşelerini bile etkiler.

* Hareket edin, düzenli egzersiz yapın. Eğer vücudunuz ve güzelliğiniz 
için ufak tefek şeyler yaparsanız, kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Egzersiz, terapi olarak depresyon hastalarına bile öneriliyor.

* Sevgilinizin veya eşinizin fikrini alın. Siz kendinizi beğenmiyor olabilirsiniz; ama ona 
harika göründüğünüzü unutmayın. Sevdiğinizin fikri kadar insanı motive edici bir şey olamaz.

Cilt lekelerine dikkat!... 

[ ... ]

Size özel saç maskesi

Size özel saç maskesiSiz bayanlar evinizde size özel saç maskesi yapabilirsiniz...


Yıpranan saçlarınız ile baş etmenin yolu çok basit. Evde yapabileceğiniz maskeler mucizeler yaratabilir...

Saçın derinlemesine bakımı için...
Saç bakım maskeleri, saç tellerini onarır ve saçların derinlemesine bakımını sağlar. Maskenizi saç yapınıza uygun olarak seçin. Etkili bakım için haftada bir kez uygulayın.


Maskeyi temiz saça uygulayın!
Hazırladığınız maskeyi temiz saça uygulayın. Maskenin saça daha iyi ve hızlı nüfuz etmesi için saçınızı sıcak bir havlu ile sarın. Maskede önerilen süre kadar bekledikten sonra bol suyla durulayın. Durulamanın sonunda diplerden uçlara soğuk su tutun.


Evde hazırlayacağınız maskeler inanılmaz sonuçlar elde edeceksiniz..


Nasıl uygulanır?

Maskelerde iki tip toprak var. Biri kil, diğeri ise kaolin, yani arı kil. Bu topraklar maskelerde dolgu maddesi olarak kullanılır. Emici bir toprak olan kil ayak pudrası ve kuru şampuan olarak da yararlı.


Mayonez veya krem koyuluğunda hazırlanan maskeler yüze sürüldükten sonra en az 15-20 dakika sırt üstü yatarak beklenmeli. Daha sonra ılık su ile veya cildin cinsine uygun bitkisel bir losyonla yüz yıkanır. Cilt kuru ise yüz kurutulduktan sonra uygun bir krem sürülebilir.


Genel kural olarak, maskeler göz kapaklarına ve göz altlarına kesinlikle sürülmemeli. Kremlerde, sütlerde, losyonlarda olduğu gibi, maskeler de yalnız yüze değil, boyuna da uygulanmalı.


Maske sürmenin incelikleri


Önce cilt tipinizi belirleyin. Cildinize uygun meyve ya da sebzeyi seçin. Yapraklı sebzeleri kaynar suda 3 dakika bekletip süzün. Soğuyunca cildinizin üzerine yerleştirin. Diğer sebzeleri ise robotta püre haline getirin.


Akmayacak kıvama gelince maskeniz hazır demektir. Maskeyi sürmeden önce cildinizi temizleyin. Çünkü kirli cilt maskeyi özümseyemez. Bunun için bir parça pamuğa temizleme sütünü döküp önce tüm cildinizi temizleyin, sonra ılık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.


Maskeyi göz ve dudak çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza kalın bir tabaka halinde sürün. Kesinlikle bir yere uzanıp kafanızdaki düşünceleri boşaltın. Çünkü bu pozisyon, vücudun gevşemesine yol açarak hem maskenin akmamasını hem de cildin maskeyi daha kolay özümsemesini sağlıyor.


Önerdiğimiz maske tariflerindeki bekleme sürelerini aynen uygulayın. Aksi durumda maske cildinize zarar verebilir. Maskeyi temizlemek için ılık suya batırılmış pamukla cildinizi silip yıkayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın.


Salatalık Maskesi


İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir.Kabukları soyulmuş yarım salatalık,bir fincan pirinç unu,çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir. Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir. Hazırlanan bulamaca yarım fincan elma suyu, bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.


Etkisi: Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar.Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.


Yumurta Maskesi


İki avuç buğday, iki bardak suda ezilir. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur. Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.


Etkisi: Kızıl lekelerin ve sivilcelerin giderilmesini sağlar. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır. Bu maske şampuan olarak kullanılabilir, saçların parlamasını sağlar.


Bezelye Maskesi


İki su bardağı taze bezelye, ezildikten sonra üzüm pekmezi ile karıştırılır. Yumurta akı ve yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir. Bir miktar un konularak maske kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.


Etkisi: Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlar, gece yatmadan önce uygulanmalıdır. Sabah cilt temizlenir.
[ ... ]

Kaliteli kapatıcılar tüm pürüzleri gizler

Doğru seçim kapatıcılar tüm pürüzlerizi gizlerTelevizyon ekranları'nda gördüğünüz ünlülerin yüzleri ne kadar da kusursuz görünüyor değil mi?

Ama her şey göründüğü gibi değil. Eşsiz kapatıcılar en büyük hileleri...

Göz altı morlukları, çiller, güneş ve doğum lekeleri, sivilce izleri gibi... Hiçbirimiz kusursuz değiliz! Olmamız da gerekmiyor zaten. Ama kimi zaman insanın kendini iyi hissetmeye ihtiyacı oluyor. Pürüzsüz bir ten, kusursuz bebek gibi bir yüz... Fondöten ve pudralar elbette yüzde olumlu bir etki yaratıyor ancak kapatıcı temelli bir makyajın sonucu, çok daha başarılı olmaktadır.

Kapatıcı uygulamanın püf noktaları

O eski yoğun içerikli kapatıcılar neyse ki artık yerini sıvı ve hafif formüllü, sürünce yüze aydınlık kazandıran kapatıcılara bıraktı. Concealer uygulamadan önce, size hangisinin uygun olduğunu seçmek elbette ilk adım olacak.

- Göz altı bölgesi daha hassastır. Hafif formüllü, ince yapılı kapatıcıları tercih edin.

- Eğer yüzünüzde leke problemi varsa, daha yoğun, zengin pigmentli ve ışığı yansıtan bir concealer tercih edin.

- Renk seçimi elbette çok önemli, özellikle kol içinde denenmesini tavsiye ediyoruz. Koyu renk halkaları kapatmak için şeftali ya da açık sarı tonlarım tercih edin. Sivilcelerinizi gizlemek ya da cilt renginizi eşitlemek için kullanacaksanız, sarı tonlarını deneyin.

- Aydınlatmak ve öne çıkarmak için açık, kusurları geri plana atmak için koyu renk fondöten kullanın. Kabarık bir sivilcenin üzerine sürülen kapatıcı, onu daha da belirginleştirecektir. Bu yüzden, tam cilt renginizde ya da cilt renginizden biraz daha koyu renkte kapatıcı kullanmalısınız.

- Kusurları gizlemek için ince uçlu bir makyaj fırçası kullanın. Kusurlu bölgenin tam üzerine sürün ve kenar bölgelere doğru fırça yardımıyla yayın. Hafifçe bastırarak cildinize yedirin ve son olarak pudra ile sabitleyin.

- Yoğun lekeleri kapatmak için krem, kompakt ya da stick kapatıcıları tercih edebilirsiniz.

- Kılcal damarlar ve güneş lekelerini kapatmak için, concealer'ı hafif fırça darbeleriyle uygulayın ve parmak uçlarınızla cildinize yedirin.

-Göz altı morluklarını kapatmak için, kapatıcıyı göz altındaki çukur kemik boyunca sürün. Dış kenarlara hafif bir baskı uygulayarak yayın. Göz altı torbalarınız varsa, kapatıcıyı torbanın tam üzerine, altındaki gölgeye uygulayın.

Ayrıntılar için tıklayınız


[ ... ]

Günde on dakikayla on yaş gençleşin!


Küçük iğnelerin vücudunuza batmasını göze alamıyorsanız, üzülmeyin. Günde sadece 10 dakikayla kırışıklıklardan kurtulabilirsiniz.



Kaşların aşağı sarkması, göz kapaklarında torbalanmaların başlaması, çizgilerin biraz daha derinleşmesi... Bütün bu saydıklarımız ne yazık ki yaşlanmanın belirtileri. Ayna korkusu olmadan yaşamak, "nasıl görünüyorum" kabusundan kurtulmak için her gün on dakikanızı masaja ayırmakta fayda var. Masaj, sadece strese ve gergin kaslara iyi gelmekle kalmıyor aynı zamanda kırışıklıkların azalmasına da etki ediyor. Kırışıklıklarınıza uygulayacağınız lifting masajı için mutlaka güzellik merkezlerine gitmeniz de gerekmiyor. İşte, zamana meydan okuyarak yaşlılıkta güzellik sağlayacak, üstelik bu sırada sizi stresten arındıracak masaj teknikleri...

Boynunuzu kaldırın 
Başınızı yukarı kaldırın. Daha sonra sağ ve sol ellerinizle değişimli olarak boynunuzu, aşağıdan yukarıya doğru ovun. Bu masajı mutlaka boynunuzdan başlayarak çene ucuna doğru yapmalısınız.

Stresi azaltın 
İşaret ve orta parmaklarınızın yardımıyla şakaklarınıza daireler çizerek masaj yapın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin ve masajı üç kez tekrarlayın.

Yüz kaslarına takviye 
Orta parmaklarınızla kaş başlangıcından itibaren şakaklarınıza kadar olan bölgeyi ovuşturun. Bu hareketi üçer kez olmak üzere, kaşlarınızın üst bölgesine, ikinci aşamada ise kaşlarınızın alt bölgesine uygulayın. Daha sonra aynı hareketi kaşlarınızdan başlayarak saç diplerinize doğru uygulayın ve buradan da şakaklarınıza doğru aynı baskıyla geri dönün. Bu masajı üç kez tekrarlayın.

Dokularınızı güçlendirin 
Orta parmaklarınızın yardımıyla küçük daireler çizerek burun kanatlarınızdan başlayıp elmacık kemiklerinizin alt bölümü ve buradan da kulaklarınıza kadar olan bölgeye masaj yapın.


Gerilimi atın 

Ellerinizi 20 saniye boyunca avuçlarınız ısınana kadar birbirine sürtün. Gözlerinizi kapatın, ellerinizi yüzünüze koyun ve 1 dakika boyunca gevşeyin. Daha sonra ellerinizi kulaklarınızın üstüne koyun, yüzünüzdeki ve ruhunuzdaki gerginlikten arınmaya çalışın. Bunu yaparken derin nefes alıp verin. 
Kaşlarınızı kaldırın 
Kaşlarınızı başparmağınızın ve işaretparmağınızın arasına alın ve nazikçe içeriden dışarıya doğru ovuştururun. Daha sonra parmak uçlarınızla bu bölgeye hafif baskı uygulayarak kaşlarınızı biraz yukarı doğru kaldırın. Bu masajı kaş çizginiz boyunca uygulayın ve 4 kez tekrarlayın.

Daha gergin yüz hatları 
Orta parmaklarınızı alt dudak ve çene bölgenizin arasına koyun. Hafif basınçuygulayarak dıştan yukarı doğru küçük daireler çizin. Bu hareket yapınızı güçlendirir ve yüz İnatlarınızın belirginleşmesine yardımcı olur.

Yanaklarınızı canlandırın 
Yanaklarınızın pembe ve gergin kalabilmesi için her gün parmaklarınızla burun bölgenizden başlayarak kulaklarınıza kadar masaj yapın. Bu hareketi yaparken iç tarafta kalan bölgelere daha hafif, elmacık kemiklerinin altında kalan bölgelere ise biraz daha fazla baskı uygulayın. Masajı 4 kez tekrarlayın.

Alnınızdaki kırışıklıklardan kurtulun 
Her iki elinizin parmaklarıyla alnınızın orta bölümünden hafif baskı yaparak dışa doğru alnınızı ovun.


[ ... ]

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın yolu

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın yoluBayanlar, istenmeyen tüylerden kurtulmanın yolu. Artık tüylerden kurtulmanın zamanı geldi. Lazer epilasyon hakkında merak ettiğiniz herşey bu haberde...



Uzmanlar lazer epilasyon işleminin; havaların henüz çok ısınmadığı ve güneşin kendini sıkça göstermediği bu aylarda yaptırılmasını öneriyor. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Ayfer Aydın, "Lazerli epilasyon yöntemi" hakkında bilgi verdi.

Lazer epilasyon nedir...

Lazerli epilasyon vücuttaki istenmeyen tüyleri acısız ve cilde zarar vermeden yok eden kalıcı bir yöntemdir. Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışınları kıl kökünde bulunan melanin pigmentini hedef alır. Lazer ışınını emen melanin pigmenti ısınır ve kıl kökü tahrip olur. Tüylerdeki melanin cilttekine göre daha konsantredir. Bu da cildin zarar görmesini önler. Lazerli epilasyondan etkili sonuç alabilmek için en az 4 seans düzenli olarak devam etmek gerekir. Seans sayısı, cilt tipine ve tüylerdeki yoğunluk ve renge göre değişir. Lazerli epilasyonla uygun gelişmişlikteki tüyler yok edildiği için bu evreye gelmeyen tüyler için uygun evre beklenir. Bu da seans sayısının artmasına neden olabilir. Cilt rengi açık, tüyleri koyu olan kişilerde oldukça hızlı ve başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Lazer işlemi nasıl uygulanır...

Lazer, Selektif Foto-Termoliz (ışık ısısıyla seçici tahrip) adı verilen bir mekanizma üzerinden etki gösterir. Deriye lazer atışı yapıldığında, ışık milisaniyeler içinde deriden emilmeksizin geçer ancak kıl kökü ve kıl gövdesi tarafından emilir ve kıl kökü içinde yüksek ısı meydana getirerek kıl kökünün tahrip olmasına yol açar.

Lazerin vücuda herhangi bir zararı var mıdır..

Lazer uygulamaları çoğu zaman radyasyon gibi algılanmakta ve zararlı etkiler meydana getirebileceği düşünülmektedir. Oysa lazer ile radyasyon arasında bir ilişki yoktur. Lazer uygulaması sırasında deri altındaki doku ve organlara herhangi bir etkide bulunduğuna dair bir bulgu gözlenmemiştir. Lazerle vücutta ancak kıl kökü seviyesine dek ulaşılabilir.

Uygulama sırasında acı hissedilir mi...

Lazer işlemi sırasında tüylerin cımbızla çekildiğinde meydana gelen acının benzeri bir his algılanır. Vücudun bazı bölgeleri daha duyarlı olduğundan, doğal olarak bazı bölgelerde bu his daha güçlü hissedilebilir. Ancak lazer soğutucu ile birlikte kullanılmakta olduğundan derinin ısınmasına bağlı bir ağrı-acı meydana gelmez. Soğutucu, işlem sırasında lazer atışı öncesi-atış sırası ve sonrasında deriyle sürekli temas halinde tutularak işlem bölgesini soğutur ve deri üst tabakasını lazerin ısısından korur. Soğutucu sayesinde kıl kökündeki reaksiyon da nisbeten az hissedilir.

Lazerli epilasyon hangi bölgelerde uygulanır...

Lazer, bütün vücuda uygulanabilir. Yüz, ense, kulaklar, boyun, kol, koltukaltı, bacak, kalça, sırt, göbek, omuzlar ve bel bölgelerinin yanı sıra göğüs ve bikini çizgisi gibi hassas bölgelerde de rahatlıkla uygulanabilir.

İşlemler ne kadar sürer...

Lazer epilasyon işlemi uygulama yapılan bölgenin genişliğine göre değişir.

Kaç kez yapılır...

İşlem köklerin büyüme aşamasında 4-6 hafta aralıklarla ya da tüyler çıktıkça yapılır. Toplam işlem sayısı vücut bölgesine göre değiştiği gibi, genetik faktörler, yaş, cinsiyet, hormonal profil gibi özelliklerinize bağlı olarak da farklılıklar gösterir. Tedavi amacınızı doktorunuza bildirdiğinizde size göre uygun bir tedavi şeması ayarlanacaktır.

Tedaviden sonra deride ne gibi bir değişiklik gözlenir...

Hassas ciltlerde hafif pembelik veya kızarıklıklar olabilir. Ancak güçlü bir soğutucu ile birlikte kullanılan lazerlerde, işlem sonrası pembelik-kızarıklık hemen hemen hiç görülmez.

İşlem sonrası losyon-krem ya da ilaç kullanımı gerekli midir...

Kızarıklık oluşmayan bir tedaviden sonra herhangi bir koruyucu krem uygulamasına da gerek kalmaz. Kızarma meydana geldiği takdirde koruyucu ve onarıcı kremler kullanılmalıdır.

Lazer tedavileri sırasında güneşe çıkmak sakıncalı mıdır...

Tedavi süresince güneşten sakınmak tavsiye edilir.

Yüze uygulanan bir tedaviden sonra makyaj yapılabilir mi...

Uygulama sonrası ciltte kızarıklık oluşmadığı takdirde makyaj malzemeleri işlem gören bölgeye rahatlıkla uygulanabilir ancak deride kızarıklık meydana getiren bir lazer tedavisinden sonra kimi makyaj malzemelerinin kullanımı sakıncalı olabilir.

Lazer uygulamasından sonra işlem bölgesindeki tüylere ne olur...

İşlemden sonraki 3 gün içinde tüyler yüzeye çıkmaya başlar ve dökülür. Tüylerin yüzeye çıkması yeniden büyüme olmayıp, köklerin içindeki tüylerin dökülmeleri için gereken bir süreçtir. Dökülme tamamlandıktan sonra o bölgede birkaç hafta süreyle yeni tüy çıkmaz. Yeni tüyler çıkması yeni bir seans gerektiği anlamına gelmektedir.

Lazer işlemlerine başlamadan önce ne yapılması gerekir...

Lazer işlemlerine başlayabilmek için o bölgedeki tüyleri bir süre kökten almadan beklemek gerekir. Bu süre içerisinde uzayan tüyleri kesilebilir ya da tüy dökücü krem kullanılabilir İşleme başlamak için tüylerin uzun olmaları gerekmez, köklerin tüy çıkarmış olması yeterlidir.

Epilasyon uygulamalarına artık yalnızca bayanlar değil, erkekler de sıklıkla başvuruyor. Erkeklerin en sık uygulama yaptırılan bölgeler omuz, sırt, göğüs, boyun- ense ve elmacık kemiklerinin üzerindeki sakallardır. Erkekler, lazer epilasyon uygulamalarında kadınlara göre bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptirler. Avantajları, erkeklerin daha kalın ve koyu renk kıl köklerine sahip olmaları nedeniyle, lazere çok iyi yanıt verirler ve çok daha başarılı sonuçlar alınabilir. Erkeklerin dezavantajı ise yapıları gereği yüksek erkeklik hormonları nedeniyle sürekli yeni kıl üretimi ile karşı karşıya olmalarıdır. Bu durum sık sık yeni uygulamaları ve zorunlu kılmaktadır. Doğru tedavi ile istenilen sonuç elde edebilirsiniz.
[ ... ]

Doğal yağlarla ve bitkilerle güzellik sırrı

Doğal yağlarla ve bitkilerle güzellik sırrıDoğal yağlarla ve bitkilerle güzellik sırları. Hangi yağ, hangi bitki cilde etkilidir? işte cavapları



Cildinizin nemini ve esnekliğini korumak için ihtiyacınız olan tüm bakımı doğal yağlardan ve bitki özlerinden giderebilirsiniz.

Bal Badem: Protein, vitamin ve mineraller içerir. Cildi yoğun nemlendirir ve yumuşatır.

İşte sizlere Dağl yağ ve bitki listesi.

Biberiye: Derinden temizlik sağlar, antibakteriyel etkisi vardır.

Havuç: Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Caroten, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.

Kayısı: Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.

Kil: Ölü derileri temizler. Cildi canlandırır, yumuşatır. Doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.

Lavanta: Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.

Menekşe: Protein, mineral ve aminoasitler içerir. Antibakteriyel etkisi vardır. Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.

Papatya: Cildi yumuşatır, rahatlatır. Yüz temizliğin için ideal bir üründür. Akneleri temizler.

Süt: Zengin protein içerir. Cildi yumaşatır ve besler.

Yosun: Cilde masaj etkisi vardır, selülitli bölgelere doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.

Zeytinyağı: Cildi yumuşatır, genç görünmesine yardımcı olur.

Avakado: Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.

Ayçiçek yağı: Nemlendirici ve besleyicidir.

Bal: Kuru ciltler için önerilir.

Hangi yağ hangi ciltlere uygun?

Kuru ve Karma Ciltler
Ballı Badem, süt, havuç, kayısı, papatya, zeytinyağı, yosun, kil.


Yağlı Ciltler
Biberiye, menekşe, lavanta, nane, zeytinyağı, kayısı, kil, yosun.


Hassas Ciltler
Kayısı, havuç, papatya, zeytinyağı.


Genel Vücut

Zeytinyağı, kil, yosun, menekşe, biberiye, lavanta, nane, havuç, papatya, süt.


Bergamot: Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.

Buğday: Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.

Gül: Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.

Hindistancevizi: Cildi besler.

Hint yağı: Cildi besler.

Jojoba: Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.

Keten yağı: Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.

Limon: Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.

Mısır Yağı: Yüksek miktarda E vitamini içerir.

Nane: Hassas ciltler dikkat etmelidir.

Papatya: Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.

Portakal: Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.

Susam yağı: Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.

Tarçın: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.

Yasemin: Kuru ciltler için uygundur.

Zencefil: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.
[ ... ]

Ballı Güzellik Sırları

Ballı Güzellik SırlarıOrjinal bir tatlandırıcı olarak bilinen bal, güzellik iksiri ve sağlık deposu olarak tekrar keşfedildi.


Bal, bir güzellik ve sağlık iksiri olarak kabul ediliyor. Sizler de ev yapımı güzellik reçeteleri seviyorsanız, balı yanınızdan ayırmamalısınız. İster cildinizde ister saçlarınızda balın mucizevi etkisini görmek hem pratik hem de son derece hesaplı.

Yüz temizleyicisi: 1 yemek kaşığı balı, 1 avuç ince çekilmiş badem ve ½ çay kaşığı limon suyuyla karıştırın. Karışımı yüzünüze sürüp bir süre ovalayın. Cildinize iyice nüfuz ettiğinden emin olduktan sonra bol suyla yüzünüzü yıkayın.

Sıkılaştırıcı yüz maskesi: 1 yemek kaşığı balı, 1 yumurta beyazını, 1 çay kaşığı gliserini mikserde çırpın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 10 dakika kadar bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.

Saç kremi: 1/2 fincan balı 1/4 fincan saf zeytinyağı ile karıştırın. Saçlarınız normal kuruluktaysa yalnızca 1 yemek kaşığı yağ katın. Karışımı saçlarınıza sürdükten sonra başınıza bir bone takıp yarım saat bekleyin. Saçlarınız şampuanla yıkadıktan sonra durulayın. Kuru saçlarınızın canlanıp parladığını göreceksiniz.

Tonik: 1 yemek kaşığı balı ve kabukları soyulmuş elmayı mutfak robotunda iyice ezin. Yüzünüze sürüp 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla yüzünüzü durulayın.

Saç parlatıcısı: 1 çay kaşığı balı, 4 bardak sıcak suda eritin. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra hazırlamış olduğunuz suyu saçlarınızın dibine çok fazla değdirmeden uçlarına doğru uygulayın. Daha sonra durulama yapmadan saçlarınızı kurutun. Parlaklığı görünce şaşıracaksınız.


[ ... ]

Teninize göre güzel kokunuz

Teninize göre güzel kokunuzTeninize hangi kokunun daha güzel gideceğinizi biliyormusunuz işte cevapları



Çiçek: En büyük koku hazinesidir. Taze ve neşeli aromalara sahiptirler. Temel içerikleri çiçek, çiçek yaprakları, yağ ve tohumlarıdır. Bunlara genellikle misk, ağaç, meyve, yeşil bitki notaları ile aldehitler eşlik eder.

Oryantal; Sıcak ve şehvet uyandırıcı esansların karışımındadır. Temel notaları misk, vanilya, amber, değerli ağaçlardır.

Bunlara özellikle egzotik çiçek ve baharat notaları eşlik eder.

Meyve; Taze ve hafif kokulardır. Temel notaları bergamot, limon, portakal, mandalina, greyfurt, portakal çiçeğidir. Bunlara genellikle çiçek ve şipre notaları eşlik yapar.

Şipre; Kuvvetli esansların karışımından oluşurlar, kalıcı ve zengin içeriklidirler. Temel notaları ağaç, meşe yosunu, misk ve patçulidir. Bunlara genellikle çiçek ve meyve notaları eşlik yapar.

Erkek

Aromatik; Dinamik ve hafif kokulardır. Temel notaları adaçayı, biberiye gibi kokulu bitki esanslarıdır. Deniz ve çiçek notaları ile zenginlik verir.

Meyve; Taze ve hafiftirler. Temel notaları bergamot, portakal, limon, mandalinadır. Ağaç ve baharat notalarıyla zenginlik verir.

Ağaç; Sıcak ve keskin kokulardır. Temel notaları sandal ağacı, patçuli, sedir ağacı ve vetiverdir. Baharat, deniz ve aromatik notalarla zenginlik verir.

Oryantal; Ağır ve egzotiktir. Temel notaları baharatlar, ağaç ve vanilyadır.

Hangi parfüm nerede, nasıl kullabilirsiniz.

Parfümü hangi bölgelere sıkacağınızdan, nerede hangisini tercih etmeniz gerektiğine kadar tüm bildiklerinizi altüst eden bir liste hazırladık. Seçmenin ve saklamanın püf noktalarıyla birlikte...

Ofiste.

Bayanlar parfüm kullanmanın en önemli etkisinin karşı cins üzerinde olduğunu düşünür ve parfümleri cinsel bir silah olarak kabul ederler. Oysa geçtiğimiz aylarda, A.B.D. Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nde yapılan bir araştırma parfüm kullanmanın karşı cinsi çekmek dışında yararları da olduğunu ortaya çıkarmış. Bunlardan en başta geleni, parfüm sürmenin özgüveni arttıran bir etkisi olduğu. Özgüveni arttıran ve moralin yükselmesini sağlayan doğru seçilmiş bir parfüm İş yerindeki performansı da olumlu bir şekilde etkiliyor. Tıpkı aromaterapi seanslarında olduğu gibi, günlük hayatta da güzel bir şeyler koklamak insanın kendisini çok daha iyi hissetmesini sağlıyor. Ancak burada kullandığınız parfümün çok kuvvetli olmamasına dikkat etmek gerek. İş yerinde kullanmak için en uygun olan hafif çiçek, meyve ve sabunsu kokular.

Sporda.

Spor sırasında taze, canlandırıcı kokular kullananlar kendilerini daha zinde hissettiklerini söylüyorlar. Yapılan bir araştırmada 10 kişiden dokuzu yeşil limon kokusunun temizliği ve ferahlığı simgelediğini belirtmiş. Bunun diğer bir nedeni de, vanilya ve lavanta gibi kokulara kıyasla, ten üzerinden daha hızlı bir şekilde uçan limon kokusunun bu sırada tende bir serinlik hissi yaratması. Limon kokusunun daha hızlı buharlaşmasının nedeniyse moleküler yoğunluk açısından diğer kokulardan daha hafif olması. Özellikle yaz aylarında bu kokular oldukça işe görüyor.

Gece.

Gece için parfüm seçerken en ağır kokuları bile tercih etmek mümkün. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. eğer ölçüyü biraz fazla kaçırırsak etrafımızdakiler parfümle banyo yaptığımızı düşünüp bundan çok rahatsız olabilir. Peki gece için hangi kokular daha uygun. Estee Lauder'ın koku stilist'lerinden Karyn Khoury, gece için en uygun kokuların baharatlı ve odunumsu, oryantal kokulardan oluştuğunu söyleniyor. Zevkinize göre seçeceğiniz kadınsı bir koku, daha önce de belirttiğimiz gibi çok fazla kullanmamak kaydıyla, partnerinizin başını döndürebilir.

Parfüm seçerken bunlara dikkat ediniz.

* Parfüm denemek için en uygun zaman akşamüzeri. çünkü bu saatlerde koku alma duyusu güçlü çalışır. Ayrıca kış mevsiminde'de  tabi burnumuz tıkalı değilse yaz mevsimine göre daha güçlü koku alıyoruz.

* Parfümü sıktıktan sonra en az 1 saat teninizde olgunlaşması için beklemeniz gerek. Bu zaman sırasında parfümdeki alkol uçacak ve parfüm teninizdeki kimyasal maddelerle etkileşime girerek gerçek kokusunu verecektir.

* Dergilerde parfüm ilanlarının kenarlarında kart üzerine denemeniz için sürülen koku örnekleri o parfüm hakkında iyi bir fikir verebilir. Fakat yine de sizin teninizde tam olarak nasıl durduğunu öğrenmek için bir parfümeride parfümü sıkarak denemeniz şart.

* Parfüm denemeye gitmeden önce yediklerinize biraz dikkat etmeniz gerekir. Neden mi? Çünkü baharatlı, acı ve yağlı yiyecekler teninizin kimyasını biraz değiştiriyor, bu da parfümünü kokusuna yansıyarak sizi yanıltabilir.

Daha kalıcı parfümler için.

İyi şaraplar gibi parfümler de havayla temas ettikten sonra bozulabiliyor. Ancak iyi baktıktan sonra parfümünüzün bir yıl ve onsekiz ay arası dayanmasını sağlayabilirsiniz. Nasıl mı.?

* Dökme değil spreyli şişeleri tercih ediniz. Bunun en önemli nedeni, ellerinizle temas eden parfümün bakterilere açık hale gelmesi ve daha kısa zamanda bozulması. Ayrıca spreyli parfümleri kullanması çok daha ucuz.

* Parfümünüzü kutusunda saklamanız onun ışığa maruz kalmasını önleyecektir. Işık parfümün hem kokusunu hem de rengini bozan bir etkendir. Bu sebeble parfümü kutusunda ya da kutusu yoksa karanlık bir yerde saklamak en iyisi.

* Sıcak ve nemli ortamlarıyla banyolar parfümleri saklamak için pek de uygun mekanlar değiller. Buradaki sıcaklık ve nem parfümlerin kısa zamanda bozulmalarına neden olur. Yatak odaları parfüm saklamak için çok daha uygun.

Ne zaman çok fazla.?

Parfüm kullanmayı sevenlerin yaptığı en büyük yanlış bunu biraz abartmak. Peki, ne zaman az, ne zaman çok. İşte bunu anlamanızı sağlayacak birkaç ipucu.

* Parfüm kullanırken en ideal sayı, parfümü değişik bölgelere iki ya da üç kez püskürtmektir.

* Parfümün tipi de miktarını belirlemede önemli bir etken; Eau de Parfum kuvvetli olduğu için her zaman daha az kullanılmalı. Eau de Toilette ise daha hafif ve uçucudur.

* Burnunuzda kokuya duyarlı alıcılar bir süre sonra etkisiz olacağı ve kokuyu hissetmeyeceği için parfümü az mı, çok mu sıktığınıza karar vermeniz zor olabilir. Yakın birisine bunu sormaktan rahatsızlık duymayın.

* Cilt tipi de kokunun kalıcıcılığını etkileyen bir unsur. Eğer yağlı cildiniz varsa koku daha yoğun ve uzun süre kalır.

* Eğer fazla kaçırdığınızı fark ederseniz, nemli bir havluyu teninize dokundurarak parfümün daha fazlasını alabilirsiniz.

Neresi doğru, neresi yanlış.

Bilek içi ve kulak arkası: Bilek içleri ve kulak arkası parfüm uygulamasındaki klasik bölgeler. Bunun nedeni bu bölgelerin vücudun her yerine kıyasla daha sıcak olması ve parfümün yayılmasını kolaylaştırması. Oysa bu aynı zamanda parfümün uçup gitmesine de neden olur. Yani aslında bu bölgeler parfüm sıkmak için pek de ideal olmayabilir.

Yüz; Parfümde bulunan alkol özellikle hassas ciltlere zarar verebileceği için yüze parfüm sıkmak hiç doğru değil. Sadece bazı alkolsüz parfümler yüze sürülebilir. Erkeklerse tıraştan sonra after shave uygulamasını yüzlerine değil, göğüslerinize sürünüz.

Göğüs, kalça kemiği ve bacak üstleri: Bu bölgeler parfüm sürmek için en ideal bölgelerdir. Havayla temas etmedikleri için parfümünüz teninize hapsoluyor ve kalıcılığını çok uzun süre koruyarak, koku yaymaya devam ediyor.

[ ... ]

Pürüzsüz bir cilt için altın bilgiler


Pürüzsüz bir cilt için altın bilgilerPürüzsüz bir cildinizin olmasını istermiydiniz işte size pürüzsüz cilt için altın bilgiler




Düzenli bir Yüz ve vücut bakımı 3 aşamada mümkün: Temizleme, arındırma ve nemlendirme.
Düzenli bir vücut bakımıyla cildinizi pürüzsüz, esnek ve yumuşak tutabilirsiniz. Bu bakımda duş jelleri, peeling ürünleri ve nemlendiriciler en büyük yardımcınız sizi olacak
Pürüzsüz bir cilde sahip olmak tüm kadınların ortak isteği. Cilt sağlıksız beslenmeden strese ve uyku bozukluklarına kadar pek çok faktörden olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı kuruluk veya yağlanma da ciltte gerginliklere veya pürüzlenmeye neden olabir.
Temizleyici bakım ürünleri düzenli kullanım sonrası daha pürüzsüz ve esnek bir cilt vaat ediyor. Bu bakım ürünlerinin pek çok destekleyici ürünü de var. 
Uzmanlar standart bir cilt bakımını için üç aşamada topluyor Temizleme, arındırma ve nemlendirme.

Hemen her kozmetik markası bir duş jeline sahip. Jeller vücudun genel temizliğini gerçekleştiriyor. Temizleme özelliği açısından markalar arasında genelde bir fark yok. En büyük fark kokuları. Kendinize uygun duş jeli seçerken kokusuna koklayarak bakarak alabilirsiniz.
Tanecik yapılı peeling ürünleri vücudun ölü derisini arındırmaya yarıyor. Gözenekleri açarak hem derinin nefes almasına hem de ardından kullanılacak vücut ürünlerinin daha kolay emilmesine yardımcı oluyor. Vücudun pürüzsüzleşmesinde en büyük pay peeling'in. Peeling'i haftada bir veya iki defa duş sırasında nemli vücuda masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Nemlendiriciler gerginliği azaltıp vücudun esnekliğini artırıyor. Genelde bitkilerin çekirdek yağlarından hazırlanıyorlar. Erken yaştan itibaren düzenli olarak nemlendirici kullanmak olgun ciltlerde görülen kırışıklık problemini önemli ölçüde azaltıyor. Kullandığınız parfümün nemlendiricisi varsa onu seçin. Parfümünüzün etkisini artırmada çok yardımcı olduğu söyleniyor.    


Nemlendiriciler
Yaşlılık belirtilerini azaltıcı

Estee Lauder'ın vücut nemlendiricisi Re-nutriv Smooting Body Creme 
bitkisel yağlarla yüksek teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Ürün içerdiği yağlar sayesinde nem tutma ve sıkılaştırma özelliğine sahip. Düzenli kullanıldığı takdirde yaşlılık belirtilerini çok azalttığı iddia ediliyor.



Birbirini tamamlayan üç ürün
Birbirinin ardı sıra uygulanacak
La Mer'in bu üç ürünü belli başlı cilt problemlerine çözüm vaat ediyor. Vücut serumu ciltteki renk değişimini düzenliyor ve. Losyon cildin uzun süre nemli kalmasını sağlıyor. Ve mavi su yosunlu krem ise vücudu sıkılaştırıyor. 


Nemlendirici süt
Biotherm'in kurumaya karşı vücut sütü Lait Corporel yıpranmış ciltlere karşı üç açıdan onarma sağlamayı vaat ediyor: Cildin koruyucu katmanını güçlendirmek, esnekliğini artırmak ve pürüzsüz bir dokunuş kazandırmak. Akışkan kıvamından dolayı ürün cilt tarafından çok hızla emilebiliyor.


Vücut peeling'i
Elmas, inci ve quartz tozu
La Prairie'nin Cellular Micro Dermabresion Creme'i düzenli kullanıldığı takdirde cildi yenilemeyi vaat ediyor. İçeriğindeki doğal elmas, tatlı su incileri ve quartz kristalleri tozu sayesinde ölü deriyi soyuyor. İlk beş gün art arda kullanılan ürün daha sonra haftada bir kullanıyorsunuz.


Volkanik kum tanecikleri
Thalgo'nun Deep Sea Peeling'inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize güzel koku yayıyor.

Bitkisel yağlar
Dermalogica diğer duş jelleri gibi derin bir temizlik vaat ediyor. İçeriğinde çok sayıda bitkisel yağ var. Çay ağacı, limon ve okaliptus yağları cildi arındırmaya yarıyor. Sandal ağacı, lavanta ve portakal ise cildinizi nemlendirmeyi ve yoğun kokularıyla zevk vermeyi sizlere amaçlıyor.  


Feminen kadınlar için
Tommy Hilfiger'in duş jeli Dreaming aynı adlı parfümün yan ürünü. Tasarımcısı bu ürünün feminen yanlarını keşfetmiş kadınlar için olduğunu söylüyor. Jelin hakim kokusu şeftali. Ayrıca amber çiçeği, frezya ve sümbülteber birlikte kullanılmış. 

Volkanik kum tanecikleri
Thalgo'nun Deep Sea Peeling'inin içeriğindeki yosun sayesinde yoğun bir nemlendirme özelliğine sahip olduğu söyleniyor. Volkanik kum tanecikleri gözenekleri temizlerken, turunçgil çiçekleri cildinize güzel koku yayıyor.


Nemlendiricili duş jeli
Philip B.nin duş jeli Chai Latte tüm cilt tipleri için uygun. Bu ürün zencefil, tarçın, kakule çeşitlerle baharatlarla kokulandırılmış.


[ ... ]

Cildinizi 10 yaş gençleştirin


Cildinizi 10 Yaş GençleştirinCildinizi 10 yaş gençleştirmek sizin elinizde nasıl mı?


Cildi 20'li yaşların diriliğine kavuşturan, ince kırışıklıkları, kaybolan nemi geri veren somon antioksidan ve vitamin kokteyllerinden oluşan hi-frekans mezolifting tedavisi cilde mükemmel görünüm kazandırıyor. Kadınların korkulu rüyası olan el, dekolte kırışıklıkları da aynı yöntemle gideriliyor. Yöntemi ilk kez Paris'te uygulayan 15 yıldır da Türkiye'de sayısız kadını gençleştiren Dr. İsmail Ağar ile konuştuk.
Yaşadığımız çevre, sigara, güneş gibi cilt sağlığımızı tehdit eden ve yaşlanmayı hızlandıran etkenler düşünülecek olursa cilt sağlığını ve gençliğini korumak için vücudumuza gösterdiğimiz özeni göstermek gerekir. Kardiyovasküler Anestezi ve Reanismasyon-Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. İsmail Ağar Bugün'e yaptığı açıklamada, “Cilt kırışıklığının tek sebebi yaşlılık değildir” diyor ve ekliyor: ”Bilindiği gibi güneş ışığı ve stres de cildin tazelenmesinden sorumlu elastin ve kolajen liflerin sentezini sağlayan fibroblastlar adlı hücre grubunun yapısını bozmaktadır.” İşte Antiaging konusunda çeşitli somon antioksidan ve vitamin kokteylerinden oluşan hi-frekans mezolifting tedavisi bu konuda devreye giriyor. Yapılan bilimsel çalışmalar sonunda etkisini kanıtlamış, mezolifting tedavisi cilde sağlıklı ve genç bir görünüm kazandırma yolunda kendini de ispatlamış bir yöntem.


AH O DUDAK ÜSTÜ ÇİZGİLERİ 
Cildin elastik ve kolajen lif sayısını arttırarak cildin doğal ve kalıcı bir şekilde gençleşmesini sağlayan mezolift tedavisi, yüz bölgesinde özellikle dolgu tedavisinin kullanımının sınırlı olduğu dudak üstü (smoker line) ve alt göz kapağı çevresi ile boyun, dekolte, el ve ayak sırtlarında başarıyla uygulanan bir yöntem. Yöntemi Fransa'da uyguladıktan sonra Türkiye'ye taşıyan Kardiyovasküler Anestezi ve Reanismasyon-Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr.İsmail Ağar mezolift tedavisinin etki alanlarını ve uygulama yöntemini şöyle anlatıyor.



CİLT ARTIK KIRIŞMIYOR 
Cilt kırışıklık ve cilt tazeleme tedavilerinde kullandığımız yöntemlerden birisi de mezoliftingtir. ilk olarak Paris'te uyguladığım ve on beş seneyi aşkın bir süredir Türkiye'de kullandığım ve üzerinde çalıştığım mezolift antioksidanlar somon vitamin kokteyleri ve cildin nem kapasitesini arttıran hyaluronik asit kombinasyonunun cilde enjeksiyonu yöntemidir. Bu yöntemle kırışıklık tedavileri ve cilt gençleştirme de oldukça etkili sonuçlar almak mümkündür. Bu tedavi ile ayrıca cildin yaşlanmasını da önemli ölçüde yavaşlatmak mümkün olmaktadır.

Yaş ilerledikçe deri değişiklikler geçirir ve çevresel etmenlerle birlikte cildin içeriğindeki elastin ve kolajen yapısı azalır. Bu lifleri üreten ve cildin hayatiyetinden sorumlu fibroglasların aktiviteleri azalır. Böylelikle cilt yaşlanınca esnekliğini kaybeder, üst tabakası daha az kolajen ve esnek lifler üretmeye başlar. Bağ dokusu zamanla zayıflayarak, derinin kendini bırakmasına ve devamlı kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olur. Gözlerinizin etrafında minik ince çizgileri fark etmeye başladığınızda ise bu kaçınılmaz sürecin ilk sinyallerini alırsınız. Cildin yaşlanma süreci adım adım işlemeye başlamıştır.


Nasıl yaşlanıyoruz? 
20- 30 YAŞ Kırışlık yoktu, epidermisde lokal lekeler vardır. İnce fondöten kullanılarak kapatılabilir. 30 - 40 YAŞ Gülünce oluşan çizgiler vardır. Fondöten kullanılarakkapatılır. 30-40 yaş cildini gösterir. 40 - 60 YAŞ ARASI Statik hatlarda kalıcı kırışıklıklar vardır. Sadece yüzde değil el ayak sırtları ve dekolte bölgesinde de kırışıklıklar başlamıştır. Önlemler sadece yüzle sınırlı değildir. 60 YAŞ ÜSTÜ Yüzde yaygın kırışıklıklar vardır. Dekolte bölgesi, el ve ayak sırtlarında ciddi deformasyonlar oluşmuştur.

Mezolift yöntemiyle el, dekolte ve ayak kırışıklığına son 
Estetik cerrahi ve tedavi yöntemleri bugüne kadar sürekli yüz bölgesi üzerine araştırma ve çalışmalar yaptı. Oysa yüzü istediğiniz kadar gençleştirin, elleriniz, ayak sırtı ve dekoltenizde kırışıklıklar varsa, yüze yaptırdığınız işlemler yaşınızı gizlemeye yetmiyordu. Onun da çaresi bulundu. Artık yüze yapılan tüm gençleştirme uygulamaları yüze de uygulanıyor. Söz yine Dr. İsmail Ağar'ın: ‘Cilt gençleştirme ve kırışıklıkta kullandığımız mezolift yalnızca yüz cildi için değil aynı zamanda orta yaşlardan sonra veya yaşlılıkta görülen insanların yaşını ele veren el sırtındaki cilt kırışmasında da oldukça etkili olmaktadır. Ayrıca menopoz döneminde oluşan bacak içi bölgelerindeki cilt gevşemeleri ile karın bölgesindeki kırışıklıklar da tedavi kapsamına girmektedir.



10 SEANSTA PAMUK GİBİ ELLER 
Artık mezolift yöntemiyle yüzde veya el sırtında oluşan kırışıklıkları önemli ölçüde ortadan kaldırmak mümkün olduğu gibi eğer orta yaşlarda bu tedaviye başlanırsa cilt kırışmalarının oluşmasını önlemek veya ciddi ölçüde yavaşlatmak mümkündür. Üstelik bu neticeleri elde etmek genelde 10-15 seansta mümkün olabilmektedir. İnsanların yaşını belli eden görünür yerleri olan yüz ve el sırtındaki kırışıklıkları bu mezolift mikroenjeksiyon tedavisiyle düzeltip onların psikolojik olarak olumlu etkilenmelerini ve bunun sosyal ilişkilerini ve iş hayatlarını pozitif etkilemesini gözlemekteyiz.



[ ... ]

Cildinize yararlı alışkanlıklar üretin

Cildinize yararlı alışkanlıklar üretinCildinizi tembel alıştırmayın cildinize yararlı alışkanlar üretin.


Bakımlı ve güzel görünmenin çok önemli kuraları ve ipucları, sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmaktır. Cildinize gereken önemi vermek istiyorsanız işte size doğru cilt bakımının anlatımı...

Her gün en az iki litre su için
Çünkü yeterli miktarda su içmek cildinizi nemli tutar ve toksinlerin böbrekleriniz ve bağırsaklarınız aracılığıyla vücuttan atılmasını sağlar.

Lifli gıdaları seçin
Çünkü bu, bağırsak hareketlerinizi düzenler, böylece bedeniniz atık maddelerden daha hızlı arınır. Gıdalarınızı sebze, meyve, kuru baklagiller ve lifli bisküvilerden seçebilirsiniz.

Cilde yararlı alışkanlıklar

Her gün antioksidan besinler alın
Çünkü antioksidanlar, hücre yaşlanmasını yavaşlatır, hücreyi korur. Taze sebze ve meyvelerde antioksidan yoğundur. Ama bunlar da özellikle mevsimine göre alınmalı.

Yiyecekleri küçük porsiyonlarda tüketin
Çünkü bir büyük porsiyon, kalori bakımından yüksektir. Ayrıca tek tip beslenme yeterli ve sağlıklı olmaz. Yapmanız gereken iki-üç çeşit besini küçük porsiyonlarda almak.

Doymamış yağ asitlerini yeterli düzeyde alın
Çünkü cilt yapısı ve doku onarımı için özellikle yağ asitleri büyük önem taşımaktadır. Ayrıca antioksidan özellikleri de bulunur. Bu yağları, tam tahıllardan, tohum ve yemişlerden, soya fasulyesinden, koyu yeşil yapraklı sebzelerden, keten tohumu, kabak çekirdeği, susam gibi sızma yağlardan ve yağlı balıklardan alabilirsiniz.

Sabah limonlu su veya ısırgan çayı için
Çünkü mide hazmınızı kolaylaştırdığı gibi özellikle bağırsak temizliği için de faydalıdır.

Aşırı kafein ve alkolden uzak durun
Çünkü hücre susuz yaşayamaz. Hücrenin basıncı, hücre içi ve hücre dışı sıvı dengesi için su alımı çok önemlidir. Yüksek alkol içerikli veya kafeinli ürünler su dengesini bozar ve hücrenin deformasyonuna neden olur, bu da cildinize yansır.

Aşırı tuz alımından hemen uzaklaşın
Çünkü aşırı sodyum alımı, ciltte kabarıklık ve şişliklere sebep olur. Ayrıca ödem tutulmasına sebebiyet verir.

Hazır yiyeceklerden uzaklaşın
Çünkü dolaşımı negatif etkiler. Yoğun katkı maddelerinin alınması veya baharatların yoğun tüketilmesi hücrenin deformasyona uğramasına neden olur.

Rafine gıdalardan, işlenmiş etlerden uzak durun.
Kızarmış yiyeceklerden, hidrojene yağlardan ve hazır paket yağlardan yemeyin. Çünkü vücut direncini düşürür. Hücre yenilenmesini yavaşlatır. Cildi negatif etkiler.


[ ... ]

Saç uzatan formül

Saç uzatan formülBenim saçım uzamıyor diye dert yananlar işte size harika formül.


Kendini mutsuz hisseden veya kendinden sıkılan her kadın nedense ilk önce saçlarınıza saldırıyorsunuz. Ya saçının rengini değiştiriyor ya da bir anlık ani bir kararla kestiriyor. Peki, ya sonrasında? Sıklıkla hissedilen pişmanlık beraberinde geliyor.

Eminiz ki hayatınızda en azından bir kere hoşlandığınız erkeğe kendinizi beğendirmek için saçlarınızı kestirmişsnizdir, sırf karşınızdaki kısa saçtan hoşlanıyor diye. . . Sonrasında ise "kısa saçlı kızlardan hoşlanmıyorum" gerçeği ile karşılaşıp hayal kırıklığı yaşamışsınızdır. Yaşanılan bir başka senorya da hayatı boyunca saçlarını uzatamayan kadınların vahim durumu...

Her ne kadar şimdi poştiş, kaynak gibi kurtarıcılar olsa da eski gür ve uzun saçlarınıza kavuşmak için dünyaları vereceğinizi biliyoruz. Saç uzatan muhteşem formülle dünyaları size biz veriyoruz.

Malzemeler:

1 çay bardağı kemik iliği

1 kahve fincanı hakiki zeytinyağı

1 adet Bepanthen ampul

Yarım şişe badem yağı

1 adet günlük yumurta

Hazırlanışı:

"Kemik iliği mi? Bu da ne?" dediğinizi duyar gibiyim. Kasaba giderek yaklaşık iki parça kemikten iliğini çıkarttırıp alın. Eve geldiğinizde su dolu bir tencerenin içine, başka bir kap içerisinde iliği koyarak eritin. Aksi takdirde suya karışır. Yağ konumuna geldikten sonra ateşten alın. Diğer bütün malzemelerle birlikte harmanlayın.

Uygulanışı:

Karıştırdığınız bütün malzemeleri saç diplerinize masaj yaparak yedirin. Dipten uca doğru tarayın. Tüm malzemeyi saçınıza sürdükten sonra iyice karıştırın. Yalnız sevgilinizle buluşacağınız ya da eve misafir geleceği zaman yapmaktan sakının.

İlk ay haftada bir, ikinci ay iki haftada bir, üçüncü ay ise ayda bir kere uygulamanız yeterli. Bu işlem sonrasında gördüklerinize inanamaycaksınız. Bizden söylemesi...


[ ... ]

Yüzdeki Gergin cilt

Yüzdeki Gergin ciltGergin cilt sorunu olanlar, Gergin cildin kaynağı doğada saklı olduğunu biliyor muydunuz?


Her mevsim cildin derdi farklıdır. Yazın, kahverengi renk bozuklukları ve kızarıklıklar meydana gelir. Yaz biterken ise bunların bakımı ile uğraşılır. Şimdi bayram da yaklaştı. Uzmanımız Herbalist Volkan Kurt bakımlı görünmeniz için sizlerle tabiattan birkaç formül veriyor.

Bitkisel ürünler ile bakımlı olmak isteyen, bu ürünlerin gençliğe etkisini merak eden, araştıran, okuyan ve bunu uygulayan birçok genç kadın var. Bu noktada öncelikle unutulmaması gereken konu alkol, sigara ve vitamin yetersizliğinin cildi bozduğu.

Son yıllarda araştırmalar tabiatın içinde güzellik ve estetik sorunları için fazlasıyla çözüm olduğunu gösteriyor. Bozulan ve yıpranan ciltler için doğanın bünyesinde bir hayli reçete mevcut.

Yine de doğal çözümleri keşfeden genç kadınların içinde bile cildi zamanından önce bozulanlar var. Mesela, "20 yaşındayım ama cildim çok kötü" şeklinde çok soru ile karşılaşıyorum. Bunlar sadece bakımsızlıktan değil, kullanılan ve katkı maddesi içeren kremlerle de ilgili. Doğal ürünlerde antioksidan özelliğe önem verin. Deriyi dinçleştirmek için antioksidan ihtiva eden doğal ürünleri kullanmanızı tavsiye ediyorum.

Güzel ve parlak görünümlü bir ten için farklı çözümler...

Kuru ciltlere böğürtlen

Anti-oksidan özelliği olan bir yabani meyve. Dağlarda büyüyen bu bitkinin artık güzelliğe etkisi keşfedildi. Suyu da ayrıca içecek olarak satılmaya başlandı. Cildi yaşlandırıcı etkilere karşı koruyor. C vitamini içeriyor. Bu küçük meyvenin yağı da var. Böğürtlen yağı cilde ve saçlara canlılık kazandırıyor. Peeling şeklinde baz yağlarla karıştırılıp vücutta da güzellik sağlamak için kullanılıyor. Saç diplerine parmaklarınızla yedirdiğinizde etkili bakım sağlıyor.

Kuru ciltlere özel maskenin yapılışı

Yabani ortamdan toplayın (Ya da bazı yerlerde satılıyor, alabilirsiniz).
5 tane iri böğürtleni ezin. İçine süt koyarak, lapa hale getirin. Gece yatmadan önce tertemiz cilde maske olarak sürün. Uzanın ve hiçbir şey düşünmeden yarım saat dinlenin. Su ile maskenin temizliğini yapıp, uyuyun. (Yağlı ciltlere sahip olanlar ise bu bitkinin yapraklarından faydalanabilirler

Ciltte oluşan lekelere doğal yardımcı kara üzüm

Bu arada cilt sorunlarınız daha fazlaysa beslenme de önemli. Yoğurdu ihmal etmeyin. Üzümle dıştan değil, "içten" de desteği sürdürün. Örneğin günde birkaç tane kurumuş (çekirdekli) kara üzüm veya kuru kayısı yemeyi alışkanlık haline getirin.

Yurt dışındaki ünlü markaların ürettiği bazı kremlerin içeriğinde bile bu şifalı ürün bulunuyor. Antioksidan özelliği mevcut. Aynı zamanda bağ dokusunu kuvvetlendirerek, cildin elastiki olmasında rol oynuyor (Sarkma problemi olanlar için). Yaşlılık ve güneş lekelerinin giderilmesi için de faydalı. Kan damarlarının genişlemesini sağlıyor: Bu, kırışıklıkların oluşumunu engelleyen bir durum... Eğer solgun görüntüye sahipseniz bu şifalı bitki size bir doğal yardımcı işlevi görüyor. Hücre yenileyici etkisi ile orta ve ileri yaştakiler için de çok faydalı.

Peki, yüzde veya vücutta nasıl kullanılıyor?

Cilde yağı tatbik ediliyor. Veya içinde üzüm çekirdeği yağı bulunan karışımları tercih edebilirsiniz.

Yulaf, cildi hem temizliyor hem gerginleştiriyor.

Gergin bir cilt istiyorsanız yulaftan destek alın. Cilde uygulanan yulaf maskesinin aynı zamanda yaşlanmayı önleyen etkisi de bulunuyor. Faydaları bunlarla sınırlı değil. İçeriğindeki vitamin ve mineraller derinin ihtiyaçlarını sağladığı için, ışıltılı bir görünüm kazandırıyor. Yulaf maskesi genç insanların sorunu olan siyah noktaları da yok ediyor. Derinin derinlemesine temizlenmesi yulaf maskesi ile mümkün. Gözeneklerin içinde varolan toz ve kiri temizleyen bir özelliği var. Fazla yağlanmayı engelleyen yulaf maskesi, yağlı ciltler için uygun.

Yulaf maskesinin yapılışı

İster un ile ister yulaf ezmesi ile yapın fark etmez. Sadece temiz su (arı) ilave edin. İkisinde de malzemenin lapa haline gelmesi önemli. Bu lapayı cildinize sürün. 20 veya 30 dakika sonra yıkayın. Cildi dinlendirici özellikte bir gece kremi sürüp yatınız.


[ ... ]

Yağlı cilt nasıl temizlenir?


Cildiniz yağlımı? cilt yağları'ndan kurtulmak istermiydiniz? işte size yağlı cildi temizlemenin incelikleri.


Uzmanlar, cildin yağlanma sebeplerinin başında nemlilik, yetersiz temizlik ve hatta sigara dumanına maruz kalma gibi faktörlerin bulunduğunu dile getiriyor. Bu şekildeki cildi temizlemek için size 10 önerimiz va.

Bazı insanların genetik olarak yağlı cilde daha eğilimli olduğu bilinen bir gerçek. Bunun yanı sıra hamile kadınlar, menopoza girenler ya da doğum kontrol hapı kullananlar özellikle yağlı cilt için şüpheliler listesinde yer alır.

Yağlı cilt, toz ve kirleri içine mıknatıs gibi çekiyor, bu da hızlıca çoğalıp gözeneklerin tıkanmasına neden oluyor. Tıkanan gözenekler de akne, siyah noktalar ve diğer cilt kusurlarına yol açıyor. HowStuffWorks isimli internet sitesi, iyi bilinen cilt bakımı efsanelerinin yanlışlarını ortaya çıkararak, yağlı cilde sahip kişiler için tavsiye listesi hazırladı. İşte yağlı cildinizi temizlemenin 10 yolu:

1. Topikal (bölgesel) kremlere yönelin:
Bir dizi topik krem, ciltteki yağı azaltmak için formüle ediliyor. Retinoid (yenileyici) kremler, A vitamini içeren krem ve sülfür kremleri aşırı yağlı cilde sahip insanlar için reçetesiz satın alınabilecek seçeneklerden birkaçı.

2. Makul ölçüde peeling uygulayın: Yulaf unu içeren peeling suları, özellikle yatıştırıcı etkiye sahiptir, aşırı yağı temizleyip cildin daha iyi dengelenmesini sağlıyor. Haftada en fazla bir kez uygulanabilir.

3. Gereksiz ve sert tedavilerden kaçının: Birçok insan, yüz bakımı ve microdermabrasion tekniği (Ağaç kabuğu soyar gibi cildi nazikçe yeniden düzeltiyor) gibi tedaviler aracılığıyla cilt bozukluklarından kurtulmak için günlük spalara akın ediyor. Ancak bunlar cildin sadece üst tabakasını temizliyor.

4. Kil kullanın: Sık yapılan maskelerin yararlı olduğu efsanesine inanmayın. Ciltteki fazla yağdan, kir ve ölü cilt hücrelerinden kurtulmak için haftada sadece bir kez maske uygulayın. Kil maskeleri, kimyasal içeren ürünlerden daha hafiftir. Çünkü daha fazla doğal özelliğe sahiptir. Cildi temizlemesinin yanında, özellikle yağlı ciltlerde görülen geniş gözeneklerin küçülmesine yardımcı oluyor.

5. Uygun miktarda nemlendirici kullanın: Yağlı ve karma cilt tipleri için yağsız, balmumsuz ve lipidsiz nemlendiriciler tavsiye ediliyor. Dimethicone (cilde yumuşatan bir ürün) ya da gliserin içeren nemlendiriciler, yoğun losyonlardan daha iyi sonuç veriyor.

6. Yüz toniklerini ihmal etmeyin: Toniğin amacı, cildin pH derecesini azaltmak ve ciltteki kiri ve yağı yok etmektir. İnsanların büyük çoğunluğu, toniklerin cildi çok fazla kuruttuğunu belirterek, sadece haftada bir kez kullanıyor.

7. Ilık su kullanın: Su cildi çok fazla kurutur. Haşlanmış suyla yüzünüzü yıkamak istemeyeceğiniz gibi, soğuk su da yağı ve kiri cildinizden çok iyi çıkarmaz. Bu nedenle suyun uygun bir sıcaklığa gelmesini bekleyin. Sert bir şekilde cildi ovalamak, sürtmek negatif etki yapar. Cildin gerekli yağlarını soyar, yanma ve kabartılara neden olur. Dermatologlar, cildin günde en fazla 2 ya da 3 kez yıkanmasını öneriyor.

8. Dükkân dükkân dolaşın: Uzmanlar, ılımlı bir temizleyici ve cildinize uygun nemlendirici almanızı öneriyor. Belki bunu bulmak için birkaç deneme yapmanız gerekebilir. İndirimli cilt temizleme ürünlerinin bazıları, gerçekte daha pahalı markalı ürünler kadar etkili olabiliyor. Çünkü içerdikleri maddeler birbirine benziyor. Dermatologlar, yağlı cilde sahip insanlar için yağsız temizleme ürünlerini tavsiye ediyor.

9. Cildinizi içten temizleyin: Uzmanlar, hangi yiyeceklerin suçlu olduğunu bilmeseler de, cildiniz üzerinde pozitif etki yapacak birçok beslenme çeşidini biliyor. Limon ve kivi gibi 2 süper yiyecek, cildinizi daha temiz yapar. Çünkü, yağlı cildin muhtemel nedeni B5 ve B2 vitamini eksikliğidir. Bunun yanında, bu vitaminler bakımından zengin olan kabuklu yemiş, tam tahıllar ve fasulyeden daha fazla yemeye çalışın.

10. Cilt tipinizi doğru belirleyin: Etkili cilt temizleme rejimi uygulamak için, cilt tipinin doğru belirlemesi için bir dermatoloğa gidin. İmkanlarınız müsait değilse, cildinizin değerlendirmesini kendiniz yapabilirsiniz. Ya da eczanelerde bazı günlerde kurulan ücretsiz cilt analizi günlerini kaçırmayın.


[ ... ]

Güzellik maskesi olmadan olmaz!

Günlük bakım ürünlerini destekleyerek daha etkili sonuçlar sağlamak için sorun çözücü ürünlerden destek almak gerekir. Maskeler bu kategori içindeki ürünlerdir. Maskeler diğer cilt bakım ürünlerinin tamamlayıcılarıdır.




Güzellik maskeleri olmadan olmaz!
Günümüz koşullarında cilt sağlığımızı korumak için her gün düzenli bakım yapmamız gerektiğini biliyoruz. Temizleme, tonikleme ve nemlendirmeden oluşan temel bakım cildin o andaki durumunu korumak, günlük ihtiyaçlarını cevaplamak için gereklidir.

Yaşadığımız 
dünya ve cilt tehditlerine baktığımızda sadece temel bakım ürünleri kullanarak cildimizi olmasını istediğimiz duruma getirmek ve o durumda uzun süre kalmasını sağlamak pek de mümkün görünmüyor.

Cildimizdeki değişken durumlara cevaplar sunmak ve kullanılan günlük bakım ürünlerini destekleyerek daha etkili sonuçlar sağlamak için sorun çözücü ürünlerden destek almak gerekir. Maskeler bu kategori içindeki ürünlerdir. Haftada bir ya da iki defa kullanılarak günlük bakım ürünlerinin etkilerini güçlendirirler. Maskeler içerik olarak kullandığımız temizleyiciden ya da nemlendiriciden daha güçlüdür. Maskelerin etken maddeleri daha yoğundur. Temizleyicimizi ya da nemlendiricimizi günde iki kez kullanırken maskemizi sadece haftada bir iki kez kullanmamızın nedeni de bu yoğunluktur. Bu 
ürünler her gün kullanılmayacak kadar güçlüdür. Ciltte 5-10 dakika kalırlar. Düzenli maske kullanımı cilt sağlığının korunmasında çok önemli rol oynar.

Temizleyici maskeler: Yoğun temizlik maskeleridir. Ciltten yağın fazlasını emer, gözenek içindeki birikimleri temizlerler. Genellikle kil ve bitkisel öz içeriklidirler. Killer ciltten yağın fazlasını emerken aynı zamanda peeling etkisi ile gözeneklerdeki birikimlerin ve ölü deri hücrelerinin atılmasını desteklerler. Cildin ihtiyacına göre haftada bir ya da iki kez tüm yüzde veya sadece yağlanma, yağdan parlama veya siyah nokta gibi deri altı birikimlerinin olduğu, örneğin T bölgesinde kullanılırlar. Temizleyici maskelerin arındırıcı içeriklerinden dolayı göz bölgesinde kullanımları önerilmez.



Aynı zamanda akne sorunu yaşayan yağlı cilt için kil maske yerine yağın fazlasını ciltten emerken akneye sebep olan bakteriyi kontrol edecek, aknenin sebep olduğu kızarıklık, hassasiyet ve iltihap üzerinde etkili maskeler önerilir. Bu maskelerde salisilik asit, çinko, niyasinamid gibi maddeler kullanılır. Yine bu maskeler aktif içerikleri ile sadece sorunlu bölgede uzman tavsiyesine göre kullanılmalıdır.

Nem maskeleri en çok ihtiyacımız olan maskelerdir. Günlük nemlendiricilerimizi desteklerler. Genellikle hyaluronik asit bakımından çok zengindirler. Hyaluronik asit kendi ağırlığının 1000 katı su tutma özelliği ile cilde çok yoğun su, nem sağlar. Nem maskesine ihtiyacı olan cildimizde başka bir bölge göz çevremizdir. Göz çevremiz daha ince ve nemsiz bir bölgedir. Nem maskeleri yine cildin ihtiyacına göre hafta birkaç kez kullanılırken yoğun su kaybı olan dönemlerde nemi dengelemek için her gün kullanılabilirler.


[ ... ]

Kozmetik alerjiye dikkat!

Kozmetik alerjiye dikkat!Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası. Ama kullandığımız ürünleri seçerken bilinçli olmak da fayda var. Aksi takdirde alerji problemleriyle karşılaşmak mümkün.


Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız... Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu için ve “kaliteli” bir marka olduğundan tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık, kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı... Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır. Hem de “hipoalerjenik” (alerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoalerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.

Kozmetikler niçin dermatit yapıyor? 

Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu? Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile tam olarak kontrol ve denetim altına alınamamışken, kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir.

Kozmetiklerle alerji nasıl gelişir?

Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir. Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon başlatılır.



Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:

“Alerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere alerji gelişmesiyle ortaya çıkar. Önceden herhangi bir alerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Alerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Alerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar. İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar. Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama yüzde 70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.

Kozmetik alerjilerine nasıl tanı konur?

Bu tür kontakt (temas) alerjilerinde uygulanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin alerjik olduğu maddeler belirlenir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas alerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir alerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metotla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.

Kozmetik alerjilerinden korunmak mümkün mü?

Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır. Söz konusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanıma başlanabilir. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır.

Sözün özü;

Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmayı ve sağlık için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.


[ ... ]

En ünlü 10 güzellik masalı



En ünlü 10 güzellik masalıDoğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan güzellik sırlarını okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız. İşte 10 güzellik masalı...

1- ‘Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar': Yanlış

Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına 
yol açabiliyor.

Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.

2-‘Karbonat, dişleri beyazlatır': Doğru

Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.

Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.

3-‘Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir': Doğru

Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi 
harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.

Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.

4-‘Limon suyu saçın rengini açar': Doğru

Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.

Öneri: Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir.

5-‘Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur': Yanlış

Tıraş edilmiş tüyler, kimi 
zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.

Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.

6-‘Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir': Yanlış

Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği ‘flor' cildi tahriş edebilir.

Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.

7-‘Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur': Yanlış

Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.

Öneri: Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki ‘beta-karoten', bronzlaşmayı hızlandırır.

8-‘Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar': Yanlış

Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.

Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.

9-‘Limon suyu, çilleri ortadan kaldırır': Yanlış

Limon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş kremleri kullanabilirsiniz.

Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz.

10-‘Selülite karşı kahve için': Doğru

Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, 
selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.

Öneri: Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar. 

[ ... ]

Göz altı morluklarına bitkisel çözümler!

Göz altı morluklarına bitkisel çözümler!
Morluklar neden oluşur? Göz altı morluklarını geçirmenin dermokozmetik yöntemlerinin yanı sıra bitkisel yöntemleri yazımızda!


Bazı insanların gözlerinin altında, sanki bir darbe görmüş gibi mosmor bir hare oluşur. Bu koyu gölgeler kimi zaman gençlere de uğrar. Bunlarla baş etmek genellikle zordur. Ama nedenlerini ortaya çıkarabilirsek, hafifletilmesi veya tedavisi mümkün olabilir. En azından artması önlenebilir.

Öte yandan bazı kozmetik önlemlerle görünümü tamamen düzeltebiliriz. Bu lekelerin en yaygın nedeni; cildin zamanla incelmesi sonucunda kılcal damarların görünür hale gelmesidir. Güneş ışınları bu sorunu arttırır. İkinci bir neden; alerjiler veya yüksek ateşle seyreden hastalıklardır.

Bazı gıdalar, polen, toz, kedi tüyü kaşıntı, hapşırma ve göz sulanmasına neden olabilir. Bu kişiler gözlerini ovuşturmadan yapamazlar. Sonuç içi kızaran, dışı moraran gözlerdir!

Gözaltındaki mor hareler çoğunlukla kalıtsaldır. Genellikle çok 
beyaz tenli ve göz çukuru derin olanlarda meydana gelir.

Fizyolojik nedenler arasında vücudun fazla su tutması veya su kaybı, aşırı tuz tüketimi, sigara içmek, 
kalp hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları birinci sırada yer alır. Tabii uykusuzluk, kansızlık ve demir eksikliği gibi sorunların tümü, gözaltındaki lekelerle kendini ifade eder.

Önlemler neler?
Bu koyu halkaları kısmen düzelten, artmasını önleyen bazı çareler var. Her şeyden önce, vücudunuzu susuz bırakmayın. 
Sonra son derece hassas olan göz çevresini güneşten koruyun, uykunuza özen gösterin, yüzünüzü soğuk su ile yıkayın, tuzu azaltın, bol bol balık, sebze ve meyve tüketin.

Üzüm çekirdeği extresi, C vitamini ve diğer antioksidanlar kılcal damarların güçlenmesine ve cildin gelişmesine yardımcı olur. Bunlardan yararlanın.

Tedavi şekilleri
Gözaltı morluklarına salatalık ya da patates halkalarının veya çay kompreslerinin iyi geldiğini çoğumuz biliyoruz.

Size tavsiye bu malzemeleri poşetle değil taze olarak ve buzdolabında soğutarak uygulayın.
K ve C vitamini içeren göz çevresi kremleri kullanın.

Gözaltı morlukları için bitkisel tedaviler:
Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın. ayrıca muhakkak 25 yaşından itibaren göz çevresi için krem kullanılması gerekir...

Avakado yağı
Bunun yanısıra her zaman tercihim olan doğal bakım önerim ise göz çevresi için avakado ve buğday yağıdır…

Bu karışımı dıştan içe doğru hareketlerle ve çok nazik bir şekilde göz çevresine sürmelisiniz…

Onun dışında yoğurdun suyunu düzenli olarak sürmek, elma kabuğu koymakta faydalıdır.

Ebegümeci terapisi
Bir tutam taze ebegümeciyi havanda ezin, içine bir elmanın suyunu ekleyin. Karışımı gazlı bez arasına koyup, göz çevrelerinizde 20 dakika bekletin. Bir de bol bol maydanoz ve taze nane tüketin.

Rezene terapisi
Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.

Elma terapisi
Elmayı rendeleyip suyunu sıkın. İçerisine bir tatlı kaşığı Türk kahvesi koyup gazlı bezin arasına yerleştirip sorunlu bölgelere uygulayın. Bu uygulamayı haftada üç gün tekrarlayın. Ancak bu bir 
sağlık sorunu da olabilir. Bu yüzden doktora görünmenizde fayda var.

Zambak kürü
Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk , şişlikleri ve morarmaları gideriyor. Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp göz kapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. 


[ ... ]

Cilt Çatlakları Yok Ediliyor


Doğum yapan kadınların yaşadıkları mutluluktan geriye kalan cilt çatlakları, özellikle yüzde oluştuğunda hayatı kabusa çeviren yara izleri ve tedavisi yok denilen birçok cilt problemi ile başa çıkmak mümkün.


 “Fotona Fraksiyonel Lazer” tedavisi ile başta kadınlar olmak üzere pek çok kişinin hayatını kabusa çevirebilen cilt sorunların kısa zamanda önüne geçilebiliyor. Ataşehir Memorial Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Aylin Kalayciyan, “Fotona Fraksiyonel Lazer tedavisi ve uygulama alanları” hakkında bilgi verdi.

Cilt Sorunlarına Hızlı Çözüm   
Fraksiyonel lazer, ciltteki kollajeni yok etmeye yönelik geliştirilmiş lazer sistemidir. Cilde mozaikleme tarzında nüfus ederek cilt altındaki yıpranmış kollajeni yok etmekte ve taze kollajeni filizlendirmektedir. Böylece üst derideki kök hücreleri aktive edilerek, yeni epitel hücrelerinin yüzeyi örtmesi sağlanır.
Fotona fraksiyonel lazer tedavisi, uygulamanın geniş alanlarda yapılmasına olanak verirken; olağanüstü ve hızlı klinik sonuçları ile hem hastalara hem de doktorlara büyük bir kolaylık sunmaktadır. Bu tedavide gerekli olan enerji cilde özel bir biçimde verilmektedir. Böylece çevre dokuların ısınmasına sebep olmadan, sorunlu olan bölgenin tedavisi sağlanmaktadır. 



Ameliyatsız, Acısız Güzellik 
Cilt yenileme tedavisi için farklı merkezlerde farklı uygulamalar yapılmaktadır. Ancak bu tip uygulamalarda iyileşme süresi kısayken elde edilen etki düşüktür. Fotona fraksiyonel lazer 
teknolojisi ileyapılan cilt yenileme tedavisinde ise iyileşme oranı çok yüksektir. Ayrıca hasta bölgenin durumuna göre değişmekle birlikte, tedavi çok kısa sürede sonuç vermektedir. Uygulama sırasında kişi herhangi bir acı hissetmemekte ve anestezi uygulanmadan pek çok cilt problemi giderilmektedir.

Fotona fraksiyonel lazer ile tedavisi mümkün görünmeyen pek çok sorun giderilebilmektedir.

Kullanım alanları:
-    Damar ve varis tedavisi
-    Yüz gençleştirme
-    El gençleştirme
-    Lekelerin giderilmesi
-    Deri tümörlerinin tedavisi
-    Yara izi tedavisi
-    Cilt çatlakları
-    Doğum sonrası oluşan çatlaklar
-    Ben tümörlerinin tedavisi
-    İstenmeyen tüylerin yok edilmesi
-    Kırışıklıkların tedavisi
-    Sivilce izlerinin giderilmesi
-    Gebelik 
lekelerinin tedavisi
-    Yüz ve 
vücuttaki gevşeklik ve sarkmaların toparlanması
-    Sivilce ve rozase tedavisi



İnce Kırışıklıklara Son 
'Smooth Mode' teknolojisi çok amaçlı ve yönlü kullanılabilen bir tedavi yöntemidir. İnce kırışıklıkların giderilmesi gibi gençleştirme tedavilerinde etkin olarak kullanılmaktadır. Herhangi bir soyulma işlemi gerçekleşmeden termal enerjinin deri altına iletilmesi sağlanır. Çok hızlı bir şekilde sonuç veren bu tedavi yöntemi sayesinde ince kırışıklıklar giderilmekte ve cildin gençleşmesi sağlanmaktadır.

Yüz Gençleştirme Tedavisi 
Güneş ve yaşlanmaya bağlı olarak cilt zamanla yıpranır. Fraksiyonel lazer, yıpranmış kollajeni ince ışınlarla tahrip eder, bağ doku hücrelerinin yeni kollajen üretmesini ve epitelyum hücrelerinin yenilenmesini başlatır. Üst ve altderinin yenilenmesi, cilde daha genç bir görünüm sağlar. 3 seans sonunda başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Tedavi sonrasında cilt daha parlak ve yumuşak görünür. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. Ciltteki renk ve ton farkları azalır.

Yara İzleri 3 Seansta % 50 Azalıyor
Fraksiyonel lazer tedavisi, yaralanma sonrası oluşan izlerin tedavisinde etkindir. Tedavi sonrasında yara izi küçültülür, düzleştirilir ve çevre dokular ile uyumu artırılır. Ortalama 3 seans gibi kısa bir sürede izler %50 civarında azalabilmektedir.

Hamilelik Çatlakları Sorun Olmaktan Çıkıyor

Gebelik sırasında oluşan çatlaklar, pek çok kadın için engellenmesi mümkün olmayan bir sorundur. Ayrıca bu sorunla karşı karşıya kalan kadınların sıklıkla karşılaştığı cümle ise çatlakların tedavisinin mümkün olmadığıdır. Fraksiyonel lazer tedavisi ile çatlaklar küçültülür ve cildin görünümü büyük oranda düzeltilir. 


[ ... ]

Sonbaharda Cilt Bakım Reçetesi


Medical Park Bahçelievler Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Dolar, cildine özen gösterenler için bakım reçetesi yazdı:

En hassas bariyer cildimiz
Sıvı ve ısı dengesini sağlayan, salgı yapan, duysal ve immünolojik pek çok işlevi olan cildimiz, aynı zamanda iç ortam dengesi ile dış çevrenin potansiyel zararları arasında bir bariyer oluşturarak yaşamsal bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla çevrede oluşan değişiklikler ilk ve doğrudan cildimizi etkiler. Şüphesiz bu çok sayıda işlevlerin dışında cilt, yumuşak,
parlak, temiz ve pürüzsüz görünümü ile estetik açıdan da büyük önem taşır.

Mevsim geçişleri yıpratır
Özellikle mevsim geçişlerinde cildin yeni hava koşullarına ayak uydurması için bazı önlemlerin alınmasında fayda vardır. Yazın güneşin ve nemin etkisiyle yıpranan hasar gören cildimiz sonbaharın gelmesiyle özellikle rüzgar ve ani ısı değişikliklerinden olumsuz yönde etkilenir.

Güneş yaşlandırır
Özellikle son zamanlarda ozon tabakasının da incelmesi ile birlikte güneşin bazı zararlı ışınları yeryüzüne daha 
kolay ulaşmakta ve ciltte basit bir lekeden deri kanserine kadar pek çok olumsuzluklara neden olmaktadır. Güneş ışığından etkilenen kişilerde öncelikle deri kalınlaşması olur ve derinin doğal korumasını artırmak için derinin rengini veren hücreler daha fazla renk maddesi salgılarlar (bronzlaşma). Uzun süre güneşe maruz kalan deride zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması (kırışıklık), kuruluk, lekelenmeler, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma görülür ve en önemlisi deri kanserinin oluşma riski artar.



Lekelenmemesi için nemlendirin
Güneşin kuruttuğu cildin nemlendirilmesi çok önemlidir. Özelikle bronzlaşma ile birlikte cildin tekrar kendini yenilemesi sürecinde cildin üst ölü tabakaları kepek kepek dökülür. Bu süreçte uygun bir nemlendirme yapılmazsa ciltte homojen olmayan renk farklılıkları ve lekeler ortaya çıkar. Yalnız dikkat etmek gereken husus cildinizi nemlendirirken yağlandırmayın. Cilt tipine uygun 
temizleyiciler ve nemlendiriciler kullanılmadığı zaman gözenekler tıkanıp siyah nokta, komedon ve akne oluşumu kaçınılmazdır.

Kalınlaşan cilde peeling gerek
Yaz sonrası güneşin ve nemin etkisiyle kalınlaşan, lekelenen, kırışan ciltleri sadece sonbahar ve kış aylarında uygulanan kimyasal peeling ile tedavi etmek mümkündür. Kimyasal peeling yani soyma işlemi deri yaşlanmasının önlenmesi ve 
tedavisi amacıyla kullanılan etkin ve güvenilir bir yöntemdir. Bu amaçla doğal meyve asitlerinden üretilen çeşitli ajanlar deri tipine, ciltteki leke, kırışıklık veya akne izlerinin derinliğine göre çeşitli konsantrasyonlarda kullanılır. Dermatolog tarafından uygulanan bu yöntemle ince kırışıklıklar, kuruluk, leke ve akne izleri tedavi edilir. En az senede bir defa tüm ciltlerde uygulanabilecek olan bu yöntemle yaz sonrası kalınlaşan derinin üst tabakası ölü hücrelerden arındırılır. Böylece derinin mat ve soluk görünümü giderilir daha parlak gözenekleri sıkılaşmış taze bir cilt oluşturulur.

Genç bir cilt için mezolifting
Kimyasal peeling yöntemiyle derinin üst tabakaları tedavi edilirken mezolifting yöntemiyle de derinin alt tabakaları tedavi edilir. Mezolift yöntemiyle yaz boyunca güneş nem ve sıcaktan etkilenmiş cildinizi gençleştirirken kış mevsimine de yepyeni sağlıklı bir görünümle adım atabilirsiniz. Mezolift; stres, hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları ve geçen yılların ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Sigara ve alkol kullanımından da zarar gören cildin yeniden yapılanmasını sağlar. Cildin kaybettiği nem, vitamin, aminoasit ve mineral desteği deri altına ufak iğneler yardımıyla enjekte edilir. Yüz, boyun, dekolte ve 
özellikle el bölgesinde oluşan kırışıklıkları ve yaşlanma etkilerini geriletir. 




Boynunuzu ve ellerinizi unutmayın
El ve dekolte bölgesinin bakımı da, en az yüz bakımı da önemlidir. Özellikle yazın güneşe korumasız maruziyet; ellerde ve dekolte bölgesinde istenmeyen lekelenmelere, kollagen ve elastin liflerde harabiyete bağlı olarak da gevşeme ve sarkmalara neden olur. Ayrıca deri altı yağ dokusunun  azalmasıyla, incelme ve kırışıklıkların 
derinleşmesiyledamarlanmanın belirginleşmesine yol açar. El dersinde oluşan gevşeme, sarkma ve kırışıklıklar, mezolifting uygulamarı ile tedavi edilebilir. Eldeki lekeler yeni başlamış ve çok derinleşmemişse, özel renk açıcı kremlerle ve peeling yöntemleri ile düzeltilebilir. Daha ileri vakalarda çeşitli lazer tedavileri uygulanabilir. Bazı durumlarda kriyoterapi (soğuk azot ile dondurma) iyi bir seçenek oluşturur.

Kuruyan saçlar mezoterapi ile canlanır
Güzelliğin tamamlayıcısı olan saçlar da en az cildimiz kadar yaz mevsiminden güneş, deniz ve klorlu sulardan etkilenir. Yaz sonu özellikle saçlarda cansızlaşma kuruma, kırılma meydana gelir. Kurulukla birlikte saç dökülmesi de sonbaharla birlikte artan problemlerdendir. Böyle bir durumda saç mezoterapisi kuruluk ve dökülmenin önlenmesinde iyi bir seçenektir. Saç mezoterapisi saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini artırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyodlarla saçlı deriye uygulanan bir tedavi şeklidir.

Saçlar da vitamin ister
Saç mezoterapisi sayesinde; saç ve saçlı derinin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, aminoasit ve destek maddeleri, nemlenedirici ajanlar ve kıl köklerini uyarıcı maddeler direkt saçlı deriye ve saç köklerine uygulanır. Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre 
üstünlüğü; yan etki riski olmaksızın ve ağızdan ilaç takviyesine gerek kalmadan sorunlu bölgenin direk tedavisi ile etkili sonuçlar alınmasıdır. 


[ ... ]

Karınca yumurtası yalan çıktı


Karınca yumurtası yalan çıktı
Kelliğe karşı yılan yağı ile istenmeyen tüylere karşı karınca yumurtası yağının hiçbir etkisi olmadığı bildirildi.



Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekrem Aktaş, kelliğe karşı “yılan yağı” ile istenmeyen tüylere karşı “karınca yumurtası yağı” kullanılmasının hiçbir bilimsel geçerliliğinin olmadığını bildirdi.

Prof. Dr. Aktaş, tıbbi ilaçların geliştirilmesinin uzun yıllar aldığını ve çeşitli testlerden geçtikten, binlerce 
kişi üzerinde denendikten sonra piyasaya sürüldüğünü söyledi.

Piyasada çeşitli isimler altında satılan ve hiçbir bilimsel geçerliliği olmayan ilaçlara itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aktaş, şöyle devam etti:

“Halk arasında kelliğe karşı kullanılan yılan yağı ile istenmeyen tüylere karşı kullanılan karınca yumurtası yağının hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur. Bu tür tedaviler tıpta incelenmeden, araştırılmadan, binlerce kişi üzerinde denenerek değerlendirilmeden, 'ben sürdüm iyi geldi, komşudan aldım iyi geldi, amcam kullandı, dayım kullandı iyi geldi' gibi söylemlerle insanları kandırmak doğru değildir. Uydurma, ebelerimizden, dedelerimizden kalma, bilimsel geçerliliği olmayan tedavilerle insanların kandırılması çok yanlış ve üzücüdür. Bunlar memleketi gerileten sistemlerdir. Millet aya giderken biz karınca yumurtasıyla yılan yağıyla uğraşmamalıyız.”

Şifalı bitkilere dikkat!

Prof. Dr. Aktaş, halk arasında şifalı olarak bilinen bazı bitkilerin de çok ciddi 
sağlıksorunlarına neden olabileceğini belirterek, bu tür bitkilerin kullanımına da çok dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

Kendilerine “koca karı” ilaçlarının verdiği zararlar nedeniyle başvuran hastalar olduğunu bildiren Prof. Dr. Aktaş, şu bilgileri verdi:

“Örneğin bir hasta dizindeki ağrıya karşı bir ot kullanmış. Bu ot bacak derisini yakarak kemik ve tendonları görünür hale getirmiş. Hasta 'Aman doktor bey dizimin ağrısından vazgeçtim benim yaramı iyileştir, perişan oldum' diyor. Hipokrat 'önce zarar verme' diyor. Önce hastaya zarar vermeyeceksin. Çoğu hastalık kendi kendine iyileşir ya da belirli bir şiddette devam eder. Hastasına zarar vermeyen doktor büyük doktordur, ama faydalı olan doktor daha büyük doktordur. Büyük doktor olmak istiyorsan önce zarar verme, faydalı olmaya çalış. Verdiğin bir maddenin iyi geldiğinİ sanıyorsun, ama bakalım iç organlara ne kadar zarar veriyorsun? Bağırsaklarını, karaciğerini, böbreğini acaba harap ediyor musun? Bunu biliyor musun? Bunun incelenmesi lazım. Bu tür şeyleri 
televizyonreklamlarında da görüyorum.”

[ ... ]

Pratik güzellik maskeleri

Pratik güzellik maskeleri Kozmetik ürünlerine dünyanın parasını vermek yerine evde basitçe uygulayabilceğiniz maske tarifleri ile sivilcelerinizden kurtulun, parlak bir cilde sahip olun.


Gizli "sivilce yok edici"

Malzemeler: Bir paket kuru maya ve su.

Maskenin hazırlanması: Mayayı bir kaba koyun ve üzerine damla damla su ekleyin. Bunu yaparken her damlanın ardından çok iyi karıştırmaya dikkat edin. Orta yoğunlukta bir macun kıvamına ulaştığında hazır olmuş demektir.

Maskenin uygulanışı: Hazırladığınız bu karışımı patlamış ya da patlamak üzere olan sivilcelerinize nokta nokta sürün. İster yüzünüz isterseniz de vücudunuz için kullanabileceğiniz bu karışım 30 saniyede kuruyacağı için rahatlıkla yatağınıza girip maskenizle uyuyabilirsiniz.

Sonuç: Maya bakterileri öldürdüğünden sivilcileri de yok etme gücüne sahiptir. Böylece yıllardır savaştığınız sivilcelerinizden kolaylıkla kurtulabilirsiniz.

Kremalı yeşil çay maskesi

Malzemeler: 1 adet poşet yeşil çay, 2 çorba kaşığı ekşi krema, bir adet yumurta sarısı, 1 çay kaşığı zeytinyağı, 1 çay kaşığı bal.

Maskenin hazırlanması: Bir bardağın dörte biri kadar suyun içerisinde poşet yeşil çayı, 1 çorba kaşığı su kalana kadar kaynatın. Ve bunu buzdolabında 15 dakika kadar soğumaya bırakın. Bu sırada diğer tüm malzemeleri 30-60 saniye kadar çırpın. 15 dakika sonra, soğumuş suyu bu karışıma ekleyin.

Maskenin uygulanışı: Hazırladığınız karışımı, önceden temizlenmiş ve peeling uygulanmış cildinize sürün. Maskeyi 15 dakika yüzünüzde bekletin. Bu çok yumuşak bir maske olduğundan kurumayacaktır. Belirtilen sürenin ardından ılık suyla yüzünüzü iyice yıkadıktan sonra tonik ve nemlendirici ile cilt bakımınızı tamamlayın.

Sonuç: Bu malzemeleri kullandıktan sonra cildiniz bir daha eskisi gibi olmayacaktır. Artık daha canlı ve daha parlak bir cildin tadını çıkarmaya hazır olun. Yeşil çayın antioksidan etkisi, ekşi kremanın zengin yağı ve protein içeriğiyle hassas cildiniz ipeksi bir görünüm kazanacaktır. 

[ ... ]