Blog Widget by LinkWithin

Cilt lekelerine dikkat!...

01.01.2009 - 01.02.2009 içindeki 20 yayından en yeni 12 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
01.01.2009 - 01.02.2009 içindeki 20 yayından en yeni 12 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Dudak bakımında çözümler

Rujun dişleri boyamaması için ne yapılır, can sıkan uçuklar nasıl yok edilir? İşte çözümler...


Dudaklara sihirli dokunuş

Güzelliğinize güzellik katmak, sihirli formüllerle dudaklarınızı konuşturmak ister misiniz? İşte öneriler…

Dudaklarınız inceyse

Eğere dudaklarınızın ince olmasından şikayetçiyseniz ve daha dolgun dudaklara kavuşmak istiyorsanız, mat renkli rujları tercih etmelisiniz. Ayrıca dudaklarınıza daha dolgun bir götünüm kavuşturabilmek için dudak kalemlerini de kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken dudaklarınızı rujunuza uygun bir kalem ile doğal çizgisinin üzerinden çizmek.

Dudaklarınız dolgunsa

Dudaklarınızın olduğundan daha küçük ve dolgun görünmesini istiyorsanız, dudak kenarlarınıza hafifçe fondöten sürebilir yada koyu renkli rujları tercih edebilirsiniz. Ayrıca dudaklarınızı rujunuza uygun bir dudak kalemi ile üst ve alt dudak çizgilerinin hemen altından çizmek de dudaklarınızı daha ince gösterecektir.

Kalınlıklar birbirine uymuyorsa

Eğer alt ve üst dudağınızın kalınlıkları birbirine uymuyorsa, farklı renklerde iki ruj kullanarak bu sorunun da üstesinden gelebilirsiniz. Kalın dudak için koyu, ince dudak için açık renk ruj tercih ederseniz dudak kalınlıklarınız eşitmiş gibi görünür.

Acil çözümler

*“Makyajım tamam” derken rujunuzun dudak kenarınıza taştığını fark ettiniz… Öyleyse yapmanız gereken pamuklu bir çubuk ile taşan ruju temizleyip yerine yine bir pamuklu çubuk yardımı ile fondöten sürmek.

*Rujunuzun kalıcı olmasını istiyorsanız dudaklarınızı önce fondöten ve pudra ile sabitleyip sonrasında ruju uygulamalısınız.

*Rujunuzun dişlerinizi boyamaması için , ruju sürdükten sonra işaret parmağınızı ağzınıza koyun ve dudaklarınızı sıkıca kapatın. Rujun fazlası parmaklarınıza çıkacaktır.

*Parlatıcı sürmeden dudaklarınızı parlatmak isterseniz doğal parlaklık için vazelin kullanabilirsiniz. Vazelin dudaklarınızı hem parlatır hem de rüzgardan korur.


[ ... ]

Kleopetranın süt ve bal güzelliği

Güzellik kürünü evde yapmak isteyenlere formül...

Süt ve Baldan Gelen Cilt Güzelliği:
Kleopatra'nın süt ve baldan oluşan güzellik iksirini ünlüler de tercih ediyor. Ebru Şallı, Deniz Akkaya ve Tülin Şahin karışımı haftada en az 2 kere uyguluyor. Dillere destan güzelliğini, bal, kısrak sütü ve bitkisel esanslarla koruyan Kraliçe Kleopatra'nın iksirini önce Hollywood ünlüleri şimdi de bizim şöhretlerimiz kullanmaya başladı. Aralarında Deniz Akkaya, Ebru Şallı, Tülin Şahin, Seda Sayan, Sezen Aksu, Sibel Can, Demet Kutluay, Derin Mermerci, Özlem Önal ve Eda Taşpınar gibi ünlülerin de bulunduğu birçok kişi, şimdi bal ve sütle güzelleşiyor.

İçeriğindeki birçok vitamin, mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanında, her geçen gün yeni bir tedavi edici özelliği kanıtlanan bal, son zamanlarda doğal bakım ürünü olarak da güzellik merkezlerinde kullanılmaya başlandı.
Uzmanlara göre bal ve süt banyosunu haftada en az iki kez yapmak gerekiyor. Doğal olması nedeniyle ünlülerden rağbet gören bu yöntemin, özellikle kuru ciltlerin canlanmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.

Evde de hazırlaması kolay karışımı ister yüzünüze isterseniz sadece vücudunuza uygulamanız yeterli. Süt ve balı tende yarım saat beklettikten sonra ılık suyla yıkamak yeterli. Ebru Şallı bu yöntemin sivilcelere de iyi geldiğini söylüyor. "Süt toksinleri attığı için yağ tabakasını önlüyor. Böylece sivilceler yok oluyor" dedi. Seda Sayan ise haftada en az 2 kere bu formülü uyguladığını söylüyor.

Güzellik merkezlerinde 200 ile 400 YTL arasında değişen güzellik kürünü evde de yapmak mümkün. İşte size formülü:

Plastik su şişesinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayıp karıştırın.

Bu köpükle vücudunuzu iyice ovun, sonra durulayın.

Süt banyosu cildi derinlemesine temizler, epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz.

Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur. Bal ise canlandırıcı etkisiyle cilde ferahlık verir.


[ ... ]

Cildinizi şımartın

Yıllara meydan okuyan taze ve canlı bir cilde sahip olmak için bilmeniz gerekenleri araştırdık. Sizce de kendinizi şımartmanın zamanı gelmedi mi? İşte kanıtlanmış 11 öneri.

Cildinizi bir tabloyu saklar gibi muhafaza etmek kolay bir iş değil. Kırışıklıklar, güneşin zararlı ışınları, kuruluk, tahriş ve istenmeyen tüylere karşı sürekli savaşmalısınız. İyi haber hayat boyunca 1000 kere yeni cilt katmanı üretiyor olmanız. Böylece cildinizin pürüzsüz ve parlak olabilmesi için elinize birçok şans geçmiş oluyor.

Size yardımcı olmak için yapılan son araştırmaları inceledik, birçok dermatoloji uzmanı ile görüştük. Sonuç olarak ortaya 11 mükemmel ipucu çıktı:

1) BOŞVER GİTSİN

Eğer kullandığınız bakım ürünleri cildinize iyi gelmiyorsa boş yere para harcıyorsunuz demektir. "Bir ürünün aktif bileşenlerinin yararlarına kendini hapsederek o nemlendiricinin peşinden koşma" diyor Amerikan Kozmetik Dermatoloji ve Estetik Cerrahi Uzmanları Birliği Başkanı Ranella Hirsch. Yumuşak ve esnek bir cilt için,
hiyaluronik asit veya gliserin içeren losyon kullanmalısınız.

2) KIRMIZIDAN YANA OL

Yakın zamanda İngilizler tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde beş çorba kaşığı domates püresi yiyen denekler, yemeyenlere oranla daha hafif güneş yanıklarına maruz kaldı. Araştırmacılara göre domateste bulunan doğal ve güçlü bir antioksidan olan
likopen, kalkan görevi yaparak bizi güneşten koruyor (ipucu: Domatesleri pişirmek vücut tarafından besleyici maddelerin daha kolay emilmesini sağlar). Favori domatesli yemeğinizden yemeniz için güzel bir neden daha sunuyoruz ancak bu, SPF korumalı kreminizi bırakabileceğiniz anlamına gelmiyor.

3) SAKİNLEŞTİRİCİ HAP AL

Daha fazla endişelenmeniz anlamına gelmiyor ancak
stres gerçekten cilt rengini bozabiliyor. İngiltere'deki Manchester Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, denekleri, birçoğumuz için yapılması çok zor olan bir stres testine tabi tutmuş: Seyirci önünde konuşma yapmak. Konuşma öncesinde ve sonrasında, katılımcıların kalçalarından deri örnekleri alınmış ve hücresel faaliyetler karşılaştırılmış. Gergin ciltteki bağışıklık sistemi düzenleyici hücrelerde, yüzde 16,4 oranında düşüş saptanmış. Diğer bir araştırmada ise stresin akneleri kötüleştirdiği kanıtlandı. Eğer çok baskı altında hissediyorsanız, cildinize daha çok özen göstermelisiniz.

4) KIZARTMALARI UNUT

Bir grup araştırmacı, 12 hafta boyunca akneli cilde sahip 23 kişiyi yüksek protein-düşük glisemik indeks diyetine tabi tuttu. Sonucu tahmin edin bakalım. Ciltlerindeki akne sorunu çok daha iyiye gitti. Deneklerin yüzde 22'sinde daha az lekelenme görüldü. Yüksek-karbonhidrat diyeti uygulayanlarda ise bu oran yüzde 14'te kaldı (Bonus: Düşük-karbonhidrat diyeti uygulayanların hepsi kilo verdi!). Araştırmacılar kilo kaybının mı yoksa diyetsel değişikliğin mi buna yardımcı olduğunu kesin söyleyemese de, görünen o ki beslenme, cilt yapısında çok önemli bir rol oynuyor. Yağsız proteinden bol bol tüketirken, yüksek glisemik indeksli besinleri azaltın (örneğin nişastalı kızartmalar ve şekerlemeler).

5) DUŞ EN YAKIN ARKADAŞIN OLSUN

"Terlediğimiz zaman vücut daha fazla
sebum (yağlı gözenek-tıkayıcı salgı) üretir", diyor Dermatoloji Uzmanı Audrey Kunin. Öğle vakti yapılan bir antrenmandan sonra sakın duştan kaçmaya çalışmayın. Bakteriler ter ve yağdan beslenmeye bayılır. Eğer duş almazsanız onlara eşsiz bir ziyafet sunmuş olursunuz. Terlemeye neden olan her etkinlikten sonra kendinizi soğuk su ve yağ temizleyici glikolik ya da salisilik asit içeren bir duş jeline teslim edin. Biz Fa'nın "White Tea and Bamboo" duş jelini öneriyoruz.

6) BOŞA PARA HARCAMA

Mükemmel Cildin Yeni Bilimi kitabının yazarı Fotobiyoloji Uzmanı Daniel B.Yarosh'a göre: "Süslü püslü bileşenlerden oluşan pahalı yüz temizleyicilerine servet harcamaya gerek yok. Onlar bir dakikadan daha az süre cildinde kalıyor ve bu kadar kısa süre içinde doğru düzgün çalışmaları mümkün değil." Bazı fiyatı yüksek temizleyiciler, cilt yüzeyinde tahrişe neden olabiliyor. İşe ucuz yüz temizleyicilerini deneyerek başlayın. Her ikisinin de kir, yağ ve ölü deri hücrelerini cildin doğal yağ dengesini bozmadan temizlediğini göreceksiniz.

7) DUDAKLARINI KORU

UV ışınlarına karşı koruyucu içeren dudak kreminden bahsediyoruz, koyu kırmızı ve yapış yapış dudak parlatıcısından değil. Dudaklar, göz çevresi ve göğsün üst bölümü gibi vücuttaki en ince deri tabakasına sahiptir. Dolayısıyla ekstra korumaya ihtiyaç duyar. Amerikan Dermatolojik Cerrahi Birliği'nin yaptığı bir araştırmada katılımcıların sadece yüzde 47'sinin UV koruyucu içeren dudak kremi kullandığını saptamış. Bu kötü haber çünkü Teksas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi Dermatoloji uzmanlarından Erin Welch'e göre dudaklardan kaynaklanan cilt kanseri tipi yayılma riski en yüksek olanı. Blistex gibi UV koruyucu içeren bir dudak kremi kullanarak dudaklarınızı korumalısınız.

8) ÇITIRDAT

Organik ürünler satan bir markete giderek alışveriş sepetini araştırmalarla cildi koruyup yeniden yapılandırdığı kanıtlanmış meyve ve sebzelerle doldurabilirsiniz. Her gün
A ve C vitaminleri (her ikisi de antioksidan özelliği taşır) içeren yiyecekleri tüketmeye çalışın. Özellikle seçmenizi tavsiye ettiklerimiz: Lifli yeşillikler, turunçgiller (özellikle portakal), böğürtlen, çilek, dolmalık renkli biberler.

9) ŞİMDİDEN YAŞLANMA KARŞITI ÜRÜN KULLAN!

İlk kaz ayaklarının göz çevresinde oluşmasını beklemeden küçük bir tüp yaşlanma karşıtı bakım ürünü edinin. "Hamile ve emziren kadınlar hariç, 20'li yaşlarındaki hemen hemen her kadın lokal olarak
retinoid kullanıyor olmalı" diyor New York'taki Mount Sinai Tıp Okulu Dermatoloji Uzmanı Doçent Francesca Fusco. Nedenini ise söyle anlatıyor: Retinoidler, A vitamini içeren bileşenler, cildi güneşin zararlarından korur ve yaşlanma belirtilerini önler. Hirsch'e göre "Bunlar cilt yenilenmesini, cansız gözenek tıkayıcı hücrelerin dökülmesini sağlayarak hızlandırıyor ve kırışıklıkları önlemek için kolajen yapımını arttırıyor". Doktorunuzdan retinoid içeren bir ürün vermesini isteyin ya da reçetesiz satılan Roc Retinol Actif Pure Kırışık Önleyici, Nemlendirici Gece Bakım ürününü deneyebilirsiniz.

10) SOYA SÜTÜ İÇ

Kırışıklıklardan şikâyetçiyseniz, süt başınıza daha fazla bela açabilir. Yapılan üç büyük araştırma sonuçlarına göre fazla süt tüketen ergenlik çağındaki gençlerin akne problemlerinin arttığı saptanmış. İnek sütünde doğal olarak üreyen hormonların suçlu olabileceğini söyleyen araştırmacılar, 20'li ve 30'lu yaşlardaki kadınların da aynı şekilde bu hormonlara duyarlı olduklarını sözlerine ekliyor.
"Eğer süt içmeyi çok seviyorsanız ve sivilce probleminiz varsa sütü azaltmanın faydasını görürsünüz" diyor bu konudaki araştırmaların öncülüğünü yapan Onkoloji Uzmanı Clement Adebamowo. Sözlerine şu cümleyi ekliyor: "Soya sütü gibi alternatif süt çeşitlerini tüketin."

11) TÜYLERLE SAVAŞ

Tüylerden acısız kurtulma vaatleri internette dolasan para tuzağı e-postalar ne kadar mantıklı geliyorsa, o kadar inandırıcı olabiliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre
Eflornitin hidroklorid, reçete ile satılan Vaniqa adıyla satışa sunulmuş kremin, çene ve üst dudak bölgesindeki tüyleri yüzde 60 oranında azalttığı kanıtlanmış. Farklı iki araştırmada ise lazer yöntemiyle beraber uygulandığında tek başına kullanımına oranla daha etkili olduğu kanıtlanmış.


[ ... ]

Yağlı ciltlerin sorunları ve çözümleri

Yağlı ciltlerin yapısını ve ihtiyaçlarını biliyor musunuz?



Cildimizdeki yağ nelerden oluşur?


Cilt üzerindeki yağ (sebum); lipitler (yüzeydeki hücrelerden kaynaklanır), ter ve çevresel materyallerden oluşur.

Ciltteki yağ (sebum) nerede üretilir?

Sebum yağ bezlerinden üretilir. Tüm vücut yüzeyinde bulunan sebum, el ve ayak derisinde daha az, avuç içi ve ayak tabanlarında ise hiç yoktur. Yağ bezleri sırtın ortasında, alında ve çenede daha büyüktür ve diğer deri bölgelerinden daha fazladır. Aynı zamanda kulak kanalında ve cinsel organların bulunduğu alanda da yoğundur.

Yağ bezlerinin yapısı nasıldır?

Yağ bezleri kanallarla birbirine bağlı odacıklardan oluşur ve bu kanalların içi deri yüzeyine benzer hücrelerle örtülüdür. Bir çok yağ bezi kıllar ile birlikte deri yüzeyine açılır. Bazı serbest yağ bezleri ise tek başlarına deri yüzeyine açılırlar.

Yağ nelerden oluşur?

Yağ (sebum) kompleks bir yapıya sahiptir ve gliseridler, serbest yağ asitleri, skualen, kollesterol esterleri, kollesterol gibi lipitleri içerir. Trigliseritler de yağ bezlerinde üretilir ve yağ bezi kanalındaki lipaz denen bakteriyal enzimlerle serbest yağ asitlerine parçalanırlar.

Ciltten salgılanan yağın normalde görevi nedir?

Derinin yüzeyinden sıvı kaybını engeller. Deriyi bakteri ve mantarlardan korur. Derinin kokusunu oluşturur. Bağışıklık sisteminin organizasyonunda rol oynayan 'Propionibacterium acnes' denen bakterinin kolonizasyonunda rol oynar.

Yağ salgısı nasıl düzenlenir?

Sebum salgısı hormonal faktörler, yaş, bazı hastalıklar ve ilaçlardan etkilenir.

Sebum üretimi hormonlardan nasıl etkilenir?

Sebum üretimi, androjen dediğimiz seks hormonlarının kontrolü altındadır. En aktif androjenler; (erkeklik hormonu) testosteron, 5-testosteron (DHT) and 5-androstenedioldür. Bu hormonlar ve diğerleri erkeklerde testis, kadınlarda yumurtalık ve böbrek üstü bezinden salgılanır. Bu organlar beyinde bulunan hipofiz bez tarafından kontrol altında tutulur.
Androjenler deri ve cinsel organlarda bulunan hormonlar tarafından daha aktif hale getirilirler. Tip I 5-redüktaz denen enzim deride, tip II 5-redüktaz cinsel organlarda etkili olur. Bu enzimler, daha az aktif olan androjenleri aktif testosteron ve 5-hidroksi testosterona (DHT) dönüştürürler. Daha aktif androjenler yağ bezlerinden sebum salgısını uyarırlar.

Yaş ile yağ bezi aktivitesinin ilişkisi nasıldır?

Yağ bezleri doğumdan önce aktif durumdadırlar. Yağ salgısı annedeki hormonlarla düzenlenir.Yağın içeriği yaş ile değişir. Yeni doğan bebek 'verniks kaseosa' denen mumsu bir tabaka ile kaplıdır.Yeni doğan bebekler 3-6 ayda erişkin gibi yağ salgılamaya başlarlar. Erkeklerde yağ salgısı kadınlara göre daha fazladır. Yaş ile birlikte yağ salgısı azalır. Özellikle menopozdan sonra kadınlarda belirgin azalma olur.
Hangi hastalıklar yağ salgısını etkiler?

Hipofiz bezi, böbrek üstü bezi, yumurtalık ve testislerin hastalıklarında yağ miktarı azalır. Uzun süren açlık durumlarında da yağ miktarı azalır. Parkinson hastalığında ise miktarı artar.

Hangi ilaçlar yağ salgısını azaltır?

Östrojen (doğum kontrol haplarında mevcut), siproteron asetat ve spironolakton gibi antiandrojen ilaçlar, isotretinoin gibi A vitamini derivelerinin (akne tedavisinde kullanılır) alınması yağ salgısını azaltır.

Hangi ilaçlar yağ salgısını arttırır?

Medroxyprogesterone, levonorgestrol gibi androjenetik özelliği olan progesteronlar ve fenotiazinler yağ salgısını arttırırlar.

Hangi ilaçlar yağ salgısı içindeki komponentlerin oranı değiştirilebilir?

Diane 35, (etinil östrodiol ve siproteron asetat içerir.) isotretinoin, squalen, wax esterleri ve yağ esterlerini azaltırken; topikal retinoidler de yağ salgısı içindeki dengeyi değiştirirler. Hafif bir sabunla cildin günde 2 kez yıkanması da bu açıdan önemlidir.

[ ... ]

Cilt güzelliğinizin doğal maskeleri

Yüz güzelliğiniz için doğal maskeler
• Cildinizi beslemenin dışında canlandırıcı özelliği de olan maskeler, yüzün gençleşmesini, kan dolaşımının hızlanarak çalışmasını ve oksijenin yüz üstündeki dokulara erişmesini sağlar.

• Maskelerin hemen hepsinde su oranı yüksektir. Maske sürülünce suyun hemen uçmasını, cildin serinlemesini, rahatlamasını, gözeneklerin büzülmesini sağlar. Maske çıkarıldığında ise kan damarları açılır, cilt daha pembe gözükür. Genişleyen damarlar sayesinde alt deriye bol kan gideceği için cilt düzelir, gözenekler kapanır, cildin görünüşünde belirgin bir güzelleşme olur.

• Maskenin etkisi geçici olmakla birlikte cilt yine de çalıştırılmış ve canlandırılmıştır. Güzellik ve sağlıklı görünüşe giden yol, ilk olarak cilt bakımından geçiyor. Aslında cildimize iyi davranmak hiç de zor değil. Hele her gün kendimize ayıracağımız birkaç dakikanın bize kazandıracağı inanılmaz yararları düşünüldükçe.


Kuru ciltler için havuçlu yüz maskesi

• Rendelenen havuç, yarım fincan limon suyu, bir fincan nar suyu ile birlikte hafif ateşte on beş dakika karıştırılarak ısıtılır.

• Sular çekildikten sonra bir fincan ekşimiş süt ilâve edilerek beş dakika daha ateşte tutulup soğutulmaya bırakılır. Soğutulan karışım, krem kıvamına gelinceye kadar mısır unu ilâvesi ile yoğrulduktan sonra tekrar ısıtılarak bir çorba kaşığı bal ilâvesiyle bir süre karıştırılır.

• Kuru ciltler için besleyici olan havuçlu krem, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Havuçlu krem maskesi, tatbik edilen yüzeyde asgari bir saat müddetle bırakıldıktan sonra ılık su ile yıkanarak temizlenir.

Kuru ciltler ve kırışıklıklar için çilek maskesi

• Bir avuç taze çilek ezildikten sonra yulaf unu ile birlikte karıştırılarak yoğrulur. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna ilâve edilir.

• Hazırlanan karışıma güzel bir koku vermek için sardunya yağı ilâvesi ile krem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır.

• Çilek maskesinin, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta etkin yararı vardır.
Nemlendirme ve parlaklık için gül maskesi

• Üç avuç taze gül yaprağı beş dakika bir bardak saf suda pişirilerek ateşten indirilir. Dövülerek toz haline getirilen ıhlamur yaprağından bir çay kaşığı, taze kaymaktan bir çorba kaşığı ve süzme baldan bir tatlı kaşığı ilâve edilerek karıştırılır.

• Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ile birlikte yoğrulur. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan gül kremi, yüze maske olarak ve tene sürülerek uygulanır.

• Gül güzellik kremi ve şampuan olarak kullanıldığında saçların ipek gibi parlak ve yumuşak olmasını sağlar.


Parlaklık sağlayan bezelyeli maske

• İki su bardağı dolusu taze bezelye, havanda iyice dövülüp ezildikten sonra üzüm pekmezi ile birlikte karıştırılır. Hazırlanan bu karışım bir kaba konularak yarım litre saf suda kaynatılır ve suları çekilinceye kadar pişirilir.

• Hazırlanan karışıma çırpılan yumurta akı ile yarım fincan ayçiçeği yağı ilâve edilir. Çok cıvık olmaması için bir miktar mısır unu ilâve edilerek maske kıvamına gelinceye kadar yoğrulur.

• Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlayan bezelyeli maske, yatmadan önce cilde uygulanır. Sabahleyin yüz ılık su ile yıkanıp gülsuyu ile de kompres yapıldıktan sonra yeni bir güne başlanır.
Doğal selülit maskesi

Selülit maskesinin hazırlanışı: 2-3 tatlı kaşığı kadar susam yağına 1 ila 5 tatlı kaşığı kadar toz zencefili karıştırarak koyu bir krem kıvamına getirene kadar iyice karıştırınız.Bundan sonra selülitli bölgelerimize sürün.Sonrasında ise streçle hafif sıkı olacak şekilde sarın.30 dakika kadar bekleyin. Masaj yaparak biraz yedirin ve çıkartın.Bu selülit maskesini onbeş günde bir tekrarlayın.

Eğer bunları bulabilirseniz dahada iyi bir selülit doğal maskesi hazırlayabilirsiniz.

Dictamelia(bir çeşit kekik), deniz yosunu, guarana(Güney Amerika’da yetişen bir bitkiden elde edilen bir tür kafein), zeytinyağı

Bu karışımın etkileri

Selüliti önler, incelmeyi sağlar. Vücuttaki yağı azaltıcı etkisi ile eşsiz bir üründür. Guarana ve deniz yosunu ekstreleri lokalize yağlara karşı savaşır ve “portakal kabuğu” görünümünü ortadan kaldırır. Cilde dirilik verir, yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.

[ ... ]

Cilt bakımında mücevher

Pahalı metal ve taşlar yaşlanmaya karşı korumada kadınların yardımına koştu!

Makyaj malzemelerini kasada saklamanın vakti geldi. Formüllerinde altın, safir, yakut gibi değerli maden ve taş kullanlan kozmetikler cilt bakımı ve makyajda
lüksü tırmandırıyor.

Havyar içeren kremleri, elde edilmesi en zor yosunlarla formüle edilen losyonları, kıymetli termal sulardan yapılan serumları duymuştuk, evet...

Tüm bu içerikler kadınlara ve bakımlı erkeklere "lüksün sınırı nerede?" sorusunu sorduruyor.

Kremlerin içinden artık altından, safire pek çok değerli maden bulunuyor.

Cilt bakım uzmanlarına göre bu minareller ve değerli madenlerle elde edilen kozmetikler zengin formulleriyle cildi renklendirmekle de kalmıyor, koruyor ve kesinlikle de alerjiye neden olmuyor.

Cilde enerji veriyorlar

Çok özel teknikler sayesinde molekül haline getirilen ve sıvılaştırılan taş ve metaller, bu şekilde cildin alt tabakalarına kadar iletilebilir hale geliyor.
Mikropartüküller halde bulunan Bu aktif maddelerin önemli bir özelliği de ışığı mükemmel bir şekilde yansıtmaları ayrıca ciltteki kan dolaşımını hızlandırmaları.

Sinerji ve güzellik
Kozmetik firması Gemology’nin kurucusu Chrystelle Lannoy’un verdiği diğer bilgi de, değerli taşların karmaşık oligo-elementlerin bileşiminden oluştuğu ve çok kuvvetli bir sinerjiye sahip oldukları.
Yeşim, kuvars, yakut, zümrüt... Acaba bu taşlar kullanılarak üretilen kremler ve serumlar cilt bakımında lüksü hangi noktaya kadar taşıyacak.

Altın:
Enerji veren ve serbest radikallerin zararlarını önleyen altın, cilt için gerçek bir gençlik kaynağı. Helena Rubinstein'ın Gold Future Eye Reviver isimli göz kremi, La Prairie'nin Cellular Radiance Concentrate Pure isimli serumu, Guerlain’ın L’Or Base de Teint makyaj serisi ve Id Bare Minerals'ın 24 ayar altın içeren pudrası altınlı bakım ürünlerinden.
Safir ve yakut:
İkisi de cildin kolajen sentezini hızlandırıp daha dolgun ve genç bir görünüm almasına katkıda bulunuyor, Hormeta'nın Serum Feminissime isimli ürününde bulunuyorlar.

Yeşim:
Bileşiminde bulunan sodyum, cilt hücrelerinin nem dengesini kurmasına yardımcı oluyor.
Gemology'nin kuru ciltlere özel ürünü Gem Iade Creme, yeşim taşı kullanılarak formüle ediliyor.

Malakit (bakırtaş:
Bakır açısından çok zengin olan bu tam serbest radikallerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini engelliyor. Sisley'in Hydra-Global isimli nemlendiricisinde bulunuyor.

Rodokrosit:
Gül kurusu, pembe ve kırmızı renklerde olan bu taş, cildi canlandıran manganez mineralini içeriyor. M.A.C.'in Brume Hydratante Renevvel Defense isimli ürününün formülünde var.

Zeolite:
Bu, suyla temas ettiği anda ısınan bir mineral. Cilt üzerindeki en önemli faydasıysa, gözeneklerin açılmasını sağlaması. Neutrogena'nm Creme Exfoliante Chauffante Pure Glow isimli ürünü zeolite içeriyor.

[ ... ]

Hızlı güzelleşin...

Asla makyajı bozulmayan, saçı dağılmayan, cildi parlamayan, koşullar ne olursa olsun her zaman bakımlı ve derli toplu görünen "bayan mükemmel"lerden biri olmak ister misiniz?

O zaman bu habere dikkat; özellikle yoğun çalışan kadınların, gün boyunca süren koşuşturma sırasında bile harika görünebilmesi için etkili taktikler veriyoruz...Bunlara göz alınca aslında işinizin o kadar da zor olmadığım sevinerek göreceksiniz. Kozmetik dünyasının son zamanlarda çıkardığı pratik ürünler de "hızlı güzellik" için en büyük yardımcınız olacak;

Sabahları daha hızlı olmak için...

- Sabahları mümkün olduğunca hızlı olmanın en güzel yolu, yapılması mümkün olan her şeyi akşamdan yapmak: Böylece sabahları, o acelede, boş yere vakit kaybetmez ve rahatça hazırlanabilirsiniz. Bu, ayrıca, güne güzel bir biçimde başlamanın en iyi yolu...

- Saçlarınızı akşam yıkayın. Böylece hem sabah, duşta sadece vücudunuzu yıkayarak zaman kazanabilir, hem de akşam, daha çok vaktiniz olduğu için bakım yapabilir ve ipek gibi saçlara sahip olabilirsiniz.

- Akşamdan tüm kıyafetlerinizi kontrol edin ve mümkünse deneyin. Böylece sabahları bozuk bir fermuar ya da kopuk düğmelerle uğraşmak zorunda kalmazsınız.

- Kıyafetinize uygun olan çanta ve ayakkabıları seçmeyi ve bir önceki gün kullandığınız çantanın içinde yer alanları diğerine aktarmayı da unutmayın.

- Sabah kullanacağınız duş jeli ve vücut losyonu, eğer yarıdan daha az dolu ise onları akşamdan baş aşağı çevirin; böylece bir damla krem çıkarmak için dakikalarca uğraşmazsınız!


Zaman kaybettiren hatalar

Çalar saatin sesini duymadınız, arkadaşınız sandığınızdan erken geldi, ya da benzer bir nedenle çok geç kaldınız ve hiç vaktiniz yok! O zaman dikkat; aşağıdaki zaman kaybettiren hataları sakın yapmayın!

- Oje sürmek: Hızlı kuruyanların bile tam anlamıyla kuruması vakit alıyor ve bu arada hiçbir iş yapılamadığı için zaman kaybediliyor. O nedenle oje sürme
işini bol vaktinizin olduğu bir zamana bırakmak ya da çok gerekliyse sadece bir cila sürmek daha akıllıca.

- Uygulaması kolay olmayan makyaj malzemelerini denemek ve bozulunca tüm makyajı yeni baştan yapmak, zorunda kalmak: Yenilikleri ve eyeliner sürmek
gibi zor işleri akşam makyajına bırakmak en doğrusu!

- Naylon çorabı aceleyle giymek: Aceleyle giyilen naylon çorap, büyük ihtimalle kaçacaktır. Eğer yeni bir çorabınız yoksa ve etek giymek üzereyseniz, mecburen pantolon giymek zorunda kalacak ve uygun olanı ararken vakit kaybedeceksiniz.

- Telefona yanıt vermek ve sohbete dalmak: En iyisi, vaktiniz darken çalan hiçbir telefonu açmamak!

[ ... ]

Saç ve cilt bakım hataları ve çözümleri

Saç boyası kutularının üzerindeki fotoğrafa bakarak saç boyası aldım fakat renk fotoğraftaki kızım saçının renginde olmadı. Ne yapmalıyım?

Fotoğraftaki modelin kendi saç rengi ile sizin saç renginiz aynı doğal renkte olmayabilir. Boyayı denemeden önce kutunun üzerinde deneyin,boyadan sonra saçlarınızın nasıl görüneceğini bu şekilde belirleyebilirsiniz.

Saçlarımın rengini açarken, ürünü biraz daha uzun süre beklettim ve saç derim yandı. Ne yapmalıyım?

Saç renginizi açacağınız zaman, saç derinizi korumak için işlemden bir gün önce saçınızı şampuanlamayın veya fırçalamayın.

Yeni boyadığım saçlarımı kepek şampuanı ile yıkadım ve renk tamamen aktı. Neden?

Kepek şampuanları pazardaki en etkili şampuanlardır. Bu nedenle saçlarınızı yıkadıktan sonra boya için en az 24 saat bekleyin. Daha sonra sadece boyalı saçlar için formülize edilmiş kepek şampuanlarını deneyin.

Açık renkli kasket taktığımda güneş ışınlarını üzerime çekiyorum ve çok yanıyorum. Ne yapmalıyım?

Cildiniz güneşe karşı bazı kişilerin cildinden daha hassas olabilir. Bir uzmana görünün ve güneş ışınlarının etkisini azaltıcı, sizin doğalrenginizden daha koyu ürün veya koruyucu önermesini isteyin.

Saçlarımı boyattıktan sonra başımda korkunç bir isilik meydana geldi. Ne yapmalıyım?

Çoğu üründe hassas malzemeler kullanılsa da saç boyasına karşı allerjiniz olabilir. Tahriş olanı Hidrocortizon içeren kremler kullanabilirsiniz.

Büyük bir sivilcepatlattım ve şişlik oluştu. Ne yapılabilir?

Gelecek sefere dokunmayın. Kanamayı durdurmak için bir süre hafifçe bastırın veya ufak bir buz koyarak biraz bekleyin.

Bacaklarımdaki tüylerin içe doğru büyümesini ve enfeksiyonu nasıl önlerim?

Epilasyon sonrası tüylerinizi aldıktan sonra bacaklarınızı yıkayın ve cımbızınızı da alkol ile sterilize edin. Cildiniz çok hassas ise, antibiyotik alabilirsiniz.

Evde papaya maskesi yapıp uygulamaya çalıştım. Yüzüm neden kıpkırmızı oldu?

Öncelikle kızaran yüzünüzü bol sütle yıkayın. Kırmızı bölgelere hidrokortizon içeren krem uygulayın. Yeni ürünleri yüzünüze sürmeden önce kolunuzun hassas bölgesinde test edin.

Düzensiz bir şekilde bronzlaştıcı uyguladım ancak cildim leke leke oldu. Bunu nasıl düzeltebilirim?

Bronzlaştırıcının dağılması için mineral veya bebek yağını cildinize sürün. Daha sonra yeniden bronzlaştırıcı kullanın.

Yüzüme tüy dökücü sürdüm ancak cildimi çok kötü yaktı ve hemen yıkadım. Yenileyici kullandığım için olabilir mi?

Tüy dökücü ve yenileyici cildi çok hassaslaştırır. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için bir kaç gün aralıklarla bunları uygulamanız önerilir.

Kaşlarımı düzeltirken dalgalanma oldu. Öneriniz?

Kaş düzeltme ustalık gerektiren bir iştir. Kaş düzelten kişilerin alması uygun olur. Fazla aldığınız kaşın büyümesini beklerken kaşınızın renginde far uygulayabilirsiniz.

Manikür sonrası tırnaklarımda enfeksiyon olmasını nasıl önlerim?

Evde alkolle temizlenmiş kendi tırnak düzletici aletlerinizi yanınızda götürmeniz önerilir. Ayrıca, parmaklarınızı bakterilerden korumak için manikürcünüze tırnaklarınızın çevresindeki ölü deriyi çekmemesini söyleyebilirsiniz.

Ayak tırnaklarımı temizledikten sonra tırnaklarım sarardı. Ne Yapmalıyım?

Ayak tırnaklarınızı birkaç kez limon suyu ve oksiyenli suyla ıslanmış pamuk ile temizleyin. Gelecek sefere koruyucu ile kaplayın.

Denizde uzun süre geçiriyorum, bu nedenle tırnaklarım oldukça kırılganlaşıyor. Ne yapmalıyım?

Uzun süre deniz suyunda kalmak tırnaklarınızı zayıflatır. Tırnaklarınızı koruyucu ve güçlendirici ürünler kullanın. Zaman zaman denizden uzak durun.

Saç şekillendirici ile saçlarıma çekil vermeye çalışırken saçlarım dolaştı. Saçlarımı açmam 2 saat sürüdü. Nerede yanlış yaptım?

Saç şekillendiriciye çok fazla saç koymuş olabilirsiniz ya da saçınızı saç şekillendiriciye sarmak yerine, saç şekillendiriciyi saçınıza sarmaya çalışmış olabilirsiniz. Panik yapmadan doğru şekillendirmeniz yararlı olacaktır.

Saç şekillendiriciyi saçlarım ıslakken kullanmaya çalıştım ancak olmadı. Ne oldu?

Hiç ütülerinizi ıslakken ütüledikten sonra şekillerini koruduklarını gördünüz mü? Saç şekillendiriciler saçlar kuruyken kullanılmalıdır.

Saçlarıma evde perma yaptım. Saçımın bir tarafı birbirine dolaşırken, diğer tarafı da dalgasını kaybetti. Neyi yanlış yaptım?

Saçlarınızın tamamını aynı şekilde sarmalısınız. Sağ ve sol ellerimizle aynı şekili veremeyiz bu nedenle perma için bir arkadaşınızdan yardım istemeyi unutmayın.

[ ... ]

Her türlü bakımınız için: Çay

Çayla gelen bakım

Çayın faydaları ve zararları üzerine açıklamalarda bulunan ABD'li uzmanlar çayın, rengiyle göze, kokusuyla burna, şekerini karıştırırken kulağa, sıcaklığıyla tene, tadıyla ise dile iyi geldiğini söyledi.

İşte uzmanlardan çayın faydaları...

Saçı şampuanla yıkadıktan sonra, son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın.

Ayağınız kokuyorsa, ılık çay dolu bir leğene ayaklarınızı koyun ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

Cildiniz yağlıysa banyodan çıkmadan bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun, balsam vazifesi görür.

Eliniz balık ya da soğan kokuyorsa, elinizi demli çayla yıkayın.

Uzmanlar, ''Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar, mümkün olduğu kadar az çay içmeliler" uyarısında bulundu.

Çay içenler ile çay içmeyenler arasında, kalp krizi sonrası ölüm oranları da araştırıldı. Çay tüketimi fazla olanlarda, çay tüketmeyenlere oranla yüzde 44 daha az kalp krizi nedenli ölüm görülüyor. Bir haftada 14 bardaktan daha az çay tüketenler ise, hiç tüketmeyenlere oranla yüzde 28 daha az kalp krizi sonucunda ölümle karşılaşıyorlar.


[ ... ]

Sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için Yüz Maskesi

Gelin bu hafta sonunukendinize ayırın. Çoktandır ihmal ettiğiniz cildinize besleyici bir maske hazırlayın. Sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için ne sihir, ne de mucize gerekiyor. Sadece buzdolabınızı açmanız ve içindeki meyve, yumurta ya da sebzelerle güzellik maskesi hazırlamanız yeterli.

Hiç değilse haftada bir günü kendinize ayırın. Hem dinlenin hem de güzelleşmenin keyfine varın. Telefonun fişini çekin. En sevdiğiniz kaseti çalın. Kanapeye uzanıp kafanızdaki tüm düşünceleri silip kendinizi müziğin ritmine bırakın. Siz gevşedikçe ve içinizdeki stresi attıkça cildiniz de gevşeyecek ve nefes almaya başlayacaktır. Cildiniz artık beslenmeye hazırdır. Mutfağa gidin ve buzdolabının kapağını açın. Cilt tipinize uygun ya da cilt sorunlarınıza çare olacak malzemeyi alıp maskeyi hazırlayın.

Doğal maskeler, ani etkili olup cildi nemlendiriyor, tazeliyor ve kırışıklıkları gideriyor. İçerdikleri maddelere göre ciltteki işlevleri de değişiyor. Kimi yağlı ciltlere iyi gelirken, kimi kuru ciltlere nem kazandırıyor. Ancak dikkat! Cilt tipinize uygun olmayan maddeleri içeren bir maske, cildinize zarar verebiliyor. Örneğin; kuru ciltliyseniz limon ve greyfurt gibi turunçgillerden uzak durmanızda yarar var.

Özellikle içinde bulunduğumuz şu günlerde kirli havaya, sert rüzgarlara ve sigara dumanına maruz kalan cilde maske uygulamak çok yararlı. Çünkü maskeler, cilde derinlemesine etki ediyor. Maskeyi cildinizin durumuna göre haftada 1 veya 15 günde bir uygulayabilirsiniz.

Meyve, sebze ve yumurta gibi besinlerden oluşan maskeleri evde hazırlamak hem çok kolay hem fazla zaman almıyor, üstelik ekonomik de.
bunun için üşenenler ya da’nasıl olsa her gün nemlendirici krem sürüyorum, geceleri besleyici krem kullanıyorum, maskeye ne gerek var’ diyenler olabilir.

Dermatologlara göre ince bir kat tabaka halinde sürülen kremlerin aksine maskeler, cildi neredeyse 3 mm ile yarım santim kalınlığında bir tabaka halinde kaplayarak dış etkenlerle ilgisinin tamamen kesilmesini sağlıyor. Böylece cilt, maskedeki tüm vitamin ve mineralleri kolaylıkla özümsüyor.

Maske sürmenin incelikleri
*Önce cilt tipinizi belirleyin. Cildinize uygun meyve ya da sebzeyi seçin. Yapraklı sebzeleri kaynar suda 3 dakika bekletip süzün. Soğuyunca cildinizin üzerine yerleştirin. Diğer sebzeleri ise robotta püre haline getirin. Akmayacak kıvama gelince maskeniz hazır demektir.

* Maskeyi sürmeden önce cildinizi temizleyin. Çünkü kirli cilt maskeyi özümseyemez. Bunun için bir parça pamuğa temizleme sütünü döküp önce tüm cildinizi temizleyin, sonra ılık suyla yıkayıp havlu ile tampon yaparak kurulayın.

* Maskeyi göz ve dudak çevresi hariç tüm yüz ve boynunuza kalın bir tabaka halinde sürün. Kesinlikle bir yere uzanıp kafanızdaki düşünceleri boşaltın. Çünkü bu pozisyon, vücudun gevşemesine yol açarak hem maskenin akmamasını hem de cildin maskeyi daha kolay özümsemesini sağlıyor.

* Önerdiğimiz maske tariflerindeki bekleme sürelerini aynen uygulayın. Aksi durumda maske cildinize zarar verebilir. Maskeyi temizlemek için ılık suya batırılmış pamukla cildinizi silip yıkayın ve havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Kızarıklık sorunlarına ahududu

Probleminiz:
Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor.

Ne yapmalısınız?
Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Size uygun maske:
1 avuç dolusu çilek veya ahududuyu bir kâseye alın. Püre halinde ezip cildinize sürün. Ancak cildiniz kuru ise çilek püresine 2 çorba kaşığı süt kreması ekleyip karıştırın ve temizlenmiş cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Yıkayıp kurulayın.

Çileğin özellikleri:
Çilek, bol C vitamini içerdiği için vücudun ve cildin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Toksinlerin atılımını kolaylaştırarak vücudu temizliyor. Ayrıca bağırsakları yumuşatarak kabızlığı gideriyor.

Yağlı cilde limon
Probleminiz:
Cildiniz aşırı yağlı. Üstelik yer yer parlıyor ve gözenekler genişlemiş. Bu durumda yağ dengesini düzenleyen bir maske uygulamalısınız. Limon bu konuda yararlı olabilir.

Ne yapmalısınız?
Her sabah uyandığınızda ayna karşısına geçin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Büyük bir olasılıkla yeni bir sivilce ile karşıla şaabilirsiniz. Yağlı cilt, sivilce ve aknelere davetiye çıkarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sıkılaştırıcı etkili olan limon ile maske hazırlayın.

Size uygun maske:
2 limonun kabuğunu soyup kabuklarını 2 çorba kaşığı suyun içinde 3 dakika bekletin. Robotta püre halinde ezin ve canlandırıcı maske olarak kullanın. Temizlenmiş cildinize pamukla sürüp birkaç dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp havlu ile kurulayın ve ardından günlük nemlendiricinizi sürün.

Limonun özellikleri:
Sıkılaştırıcı ve mikropları öldürücü özellikler içeren limon, bol su içerdiği için toksinlerin vücuttan atılımını sağlıyor. Böylece cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşuyor. Zengin C vitamini deposu olduğu için cildi dış etkenlerden koruyup cilt hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunuyor.

[ ... ]

Bakımlı görünmenin kolay ve ucuz yolları

Ödemeleriniz yüzünden kemerleri sıkmanız mı gerekiyor? İşte kozmetik ürünlerine çok fazla para harcamadan güzelleşmenin yolları.. Fantastik gibi gelse de düzenli uyguladığınız da gerçekten işe yarıyor.

YÜZ BAKIMI
Yüz maskeleri: Eğer kuru bir cildiniz varsa avacado ve bal maskesi ile cildinizi nemlendirebilirsiniz. 2 yemek kaşığı avakadoyu ezin ve 2 yemek kaşığı bal ile karıştırın. Karışıma bir yumurta sarısı da ekleyebilirsiniz. Yüzünüze sürün ve 15-20 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla yüzünüzü yıkayın. Cildinizin yumuşadığını göreceksiniz.

Eğer problemli bir cildiniz varsa sebzeler size yardımcı olabilir. 3 büyük havucu haşlayıp ezin ve 5 yemek kaşığı bal ya da yoğurtla karıştırın. Daha sonra yüzünüze uygulayın ve 15-20 dakika bekledikten sonra yıkayın. Cildinize ekstra bir canlılık vermek için 3 yemek kaşığı gliserin ve bir kaşık balı karıştırıp gece boyunca yüzünüzde bekletin.


Cildinizi temizlemek için: Papatya ve yonca özellikle kuru ve hassas ciltler için harika bir temizleyicidir. 60 ml kreme aynı miktarda süt ekleyin. Daha sonra karışıma iki yemek kaşığı taze veya kurutulmuş papatya ya da yonca ekleyin. Bu bileşenleri hafif ateşte kaynamasına izin vermeden yavaş yavaş karıştırın. Ateşi kapatıp iki saat bekledikten sonra karışımı buzdolabında saklayın. Daha sonra pamukla cildinize uygulayın.

Sıkılaştırıcı: Cildi ve gözenekleri sıkılaştırmak için çiğ yumurtanın beyazını göz çevresi haricinde yüzünüze uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayın.

Nemlendiriciler: Damıtılmış birkaç damla suya birkaç damla tatlı badem yağı ilave edin. Avucunuzun ortasına dökün ve nazikçe yüzünüze sürün. Cildinizi yumuşak ve ipeksi hissedinceye kadar yüzünüzde bekletin.

Yüzü fırçalamak: Parlak bir cilt için 1 çay kaşığı gül yağını bir çay kaşığı tuz ile karıştırın. Masaj yaparak yüzünüze ve boynunuza uygulayın. Bu cildinizdeki ölü derilerin temizlenmesine yardımcı olacaktır. Cildiniz yağlı ise, 2 yemek kaşığı kepek ve yarım yemek kaşığı kurutulmuş maya ile bir çay kaşığı taze limon suyu ve bir yemek kaşığı su ekleyin. Karışımı 2 dakika ılık suyla yıkadığınız yüzünüze göz çevresi hariç masaj yaparak uygulayın.

VÜCUT BAKIMI
Vücudunuz için şeker, eszilmiş muz ve bal karışımını cildinize uygulayın. İyi bir sonuç için karışımı, duş sırasında ara vererek 3-4 dakika masaj yapıp vücudunuza uygulayarak bekleyin. Daha sonra vücudunuzu yıkayın ve kurulayın. Cildiniz daha parlak ve canlı hale gelecek. Genel vücut fırçalaması için badem ve kepek kullanın. Yarım kase bademi yarım kase kepek ve sıcak yeşilçay ile karıştırın. Vücudunuzu serinletmek için lavanta yağı da uygulayabilirsiniz. Yeşil çay cildiniz için iyi bir sıkılaştırıcı ve kepek de ölü derileri temizlemeye yardımcı olabilir.

[ ... ]

Saçlarınızdaki 3 soruna, 3 öneri

Hekimlere gelen saç dökülmesi şikayetleri, çoğunlukla mevsimsel ve strese bağlı dökülmeler oluyor.

Yaz günlerinin ardından, deniz, havuz ve bol güneşle mücadeleden yorulmuş, yıpranmış, dökülmeye eğilimli, matlaşmış, kırılgan ve hassas saçlarla ve sorunlarıyla başbaşa kalıyoruz. Dermatoloji uzmanı Melissa Eczacıbaşı’nın, saçlarda sık görülen sorunlara yönelik çözüm önerileri şöyle:

Yağlı saç:
Aslında yağlı olan kısım saç derisi. Bu saçı da yağlandırıyor. Hacimsiz, yapışkan, düz, kolay şekil almayan ve şampuanladıktan sonra çabuk yağlanan saçlar. Başetmek için, kullanılacak şampuanı çok dikkatli seçin. Yağı arıtmada etkili madde içermemeli. Saçlarınızı çok sık yıkamayın (günde en fazla bir kez). Saçları parmak ucuyla değil, avuç içiyle yıkayın. Çünkü parmak ucuyla masaj daha çok yağ üretilmesini tetikler. Saç kremi kullanılacaksa sadece saç uçlarına sürün. Yağlı saçların çok sık taranması doğru değil. Sık tarama bezleri harekete geçirerek yağlanmayı artırır. Mümkün olduğunca az toplayın. Kolay şekil alabilir şekilde kestirin.

Yıpranmış saçlar:
Saçın gücünü, parlaklığını sağlayan protein yapı taşlarının eksik olması, saçların yıpranmış görünmesine neden oluyor. Yıpranmış saçlar, mattır. Daha az su çeker. Yüzeyi pütürlüdür. Yıpranma sonucunda saç incelir. Zor şekil alır. Elastikiyetini kaybeder. İklim kadar, kalitesiz saç boyası, röfle işlemleri, sık çekilen fön, sağlıksız fırçalar, hormonal dengesizlik, yanlış beslenme, stres de saçları yıpratan faktörler. Başetmek için, saçın tipine uygun ürünleri tercih edin. Matlaşan saçlar için mutlaka iyi bakım şart. Özellikle yaz aylarından yıpranmış çıkan saçlara, şampuandan önce besleyici bir ürün sürün. Sonra saç tipine uygun besleyici bir şampuanla devam edin.

Kepekli saçlar:
Başetmek için kepeğe karşı etkili şampuanları kullanın. Saçı sık yıkayın ancak iyi durulayın.

Kepek yapan mantar:
Her yüz kişiden 50’si kepek sorunundan şikayetçi. Kepek, üç etkenin birleşmesiyle ortaya çıkıyor: Saç derisindeki sebum (yağ), malassezia globosa adlı mantar ve tahriş. Malassezia globosa, saç derisindeki sebumdan beslenir. Atıklarıyla saç derisinin tahrişine yol açarak kepeğin belirtisi olan pullanmaya yol açar. Saçlar her gün yıkansa bile saç derisinde bu mantarın beslenebileceği kadar sebum kalır. Çünkü günde 1-2 gram (yılda 0,7 litreye yakın) sebum salgılarız.Kepekle başetmede geçmişte akıl ve mantığı zorlayan yöntemler denenmiş. Sarmısak, kedi sidiği sürmek gibi... Ancak artık çok daha etkili şampuanlar var. Üstelik kolayca uygulanıyor. Kepekle mücadele eden maddeler ya mantarın kendisini yok eder ya cilt hücrelerinin daha kolay dökülmesine yardımcı olur. Bir kısmı da saç derisindeki sebum miktarını azaltır.

Kepek yapan mantarın gen haritası çıkarıldı

P&G Beauty’nin araştırmacıları ile birlikte çalıştıkları akademik uzmanlar, kepek ve diğer cilt rahatsızlıklarına yol açan mantar malassezia globosa’nın gen haritasını çıkardı. Beş yıllık araştırmanın sonucunda çıkarılan gen haritası, geleceğe yönelik tedavilerin yeniden şekillendirilmesinde rol oynayacak. Gen haritasının çıkarılması, organizmanın nasıl çalıştığının en ayrıntılı biçimde ortaya dökülmesi anlamına geliyor.


P&G Beauty araştırmacısı Thomas Dawson, "Malassezia’nın tam gen haritasının çıkarılması, araştırmacılara mantarlarla insanların etkileşimini daha iyi anlamaları için olağanüstü fırsatlar doğuracak. Bunun yanı sıra kepeğe özel bilgilerin derlenmesini de kolaylaştıracaktır" diyor. Araştırmacılar söz konusu mantarın gen haritasını çıkarmak için yaklaşık 10 milyon insanın saç derisinde bulunabilecek miktara denk gelen 10 litre mantar yetiştirdiler. Malassezia’nın DNA’sını tamamen çözüp, ardından karmaşık bir yapboz gibi tekrar birleştirdiler.

[ ... ]

Cilt problemine etkili çözümler için